Hatalarımız varsa onları terk edelim, kötü duygu ve düşüncelerimizi kalplerimizden atalım. Allah ve Rasulünü bize unutturan şeyleri bir tarafa bırakalım. Gönül sarayımızı bulandıran haset, kin düşmanlık, haksızlık, zulüm çamuruna bulaşmaktan

KANDİLİN FAZİLETLERİ

            Mübarek gecelerde mümin ve muhlis kullar Allah'u Teala'ya yönelip saf tutarlar. Tek ağızdan ve tek kalpten: "Rabbimiz sadece, yalnız ve ancak sana ibadet ve kulluk ederiz ve bütün işlerimizde yalnız, sadece ve ancak senden yardım isteriz, medet bekleriz. Bizi bütün işlerde dosdoğru, sana doğru varan yola hidayet eyle,  eriştir,yönelt. Kendilerine nimet verdiğin, ihsanda, lütuf ve ikramda bulunduğun o Mesut bahtiyar kimselerin, Peygamberlerin, Salihlerin yoluna... Ne o, kötü amelleri sebebi ile senin tarafından kendilerine gazap olunmuş, kızılmış, Ne de Hak'tan yüz çevirerek yolunu sapıtmış, delalete düşmüşlerin yoluna değil". Amin! "Bu duamızı kabul et Ya Rabbi" diye dua ederler. İhlasımızı tazelemeliyiz, imanımıza ibadetlerin hazzını katmalıyız, üstümüzden gafleti atmalıyız.

            Bu gecelerde az isteyene çok verilir.  Gönül kaplarımızı iman ve irfanla dolduralım. Bu gecelerin ilahi havasında bahtiyar olalım. Bu geceler; kararmış kalplerin ağaracağı,  lütuf ve ihsanın son hadde varacağı, rahmet ve mağfiret kapılarının kapanmamacasına açılacağı, iman safında bulunanlara irfan armağanlarının saçılacağı, İlahi feyzin sağanak halinde yağacağı, İslam Dinin büyüklüğüne, üstünlüğüne, derinliğine enginliğine, değişmezliğine candan inanmış olanların "mücerret ruhlar" halinde öbek öbek Kibriya fezasına uçacağı gecelerdir.

            Gündüzleri ışığa aydınlığa, geceleri karalığa ve karanlığa nispet ederler. Ama adlarını andığımız mukaddes rengine boyandığımız bu mübarek geceler, İman burcundan doğan Tevhid Güneşi ile ışık ve aydınlık içerisindedir. Öyle ışık ki, artık sönmesi ve öyle bir aydınlık ki, bir daha karanlığa dönmesi yok.

            Mübarek kandil geceleri bir bakıma çöllerde yer yer rastlanan vahalara benzerler. Kızgın güneş altında ve kum fırtınaları arasında seyahat eden çöl yolcuları bu vahalarda, nasıl dinlenmek, yollarına devam edebilmek için güçlerini yenileme imkanı bulurlarsa, biz insanmış hayat yolcuları da bu mübarek gecelerde bulunan ruhlarımızı ferahlandırma, kalplerimizi, vicdanlarımızı kaplayan gam kasavet paslarını, kirlerini silme, bir senelik hayatımızın muhasebesini yapma, günahlarımıza tövbe etme imkanı elde etmiş oluruz. Yeter ki bu idrake ve bu şuura ermiş olalım.

            Bu gecelerde öncelikle yapılması gereken, nefis muhasebesidir. Yani iç gözlemdir. Madde Mana arasındaki dengenin, madde lehine bozulduğu; insanlar ve toplumlar arası ihtilafların bütün dünyayı olumsuz yönde etkilediği; Akl-ı Selim yerine silahların konuştuğu bir zamanda insanın ruhunu derin kırılmalardan ve acılardan koruyabilmek için,  nefis muhasebesine her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. Nefis muhasebesi, varlığımızın özünde var olan kimliğimizin temelini teşkil eden ahlaki değerlerimizi kaybetme tehlikesinden bizi uzak tutacak, en emin yoldur. Dinimizin bize ısrarla tavsiye ve telkin ettiği bu yol, ihmal ve terk edilirse, insanın varlığı değersizleşir. Bunun toplumsal tezahürü de, arsızlık, ahlaksızlık, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, kin ve intikam duygularının yaygınlaşması ; merhametsizlik ve saygısızlık biçiminde ortaya çıkar. Nefsiyle muhasebesini hakkıyla yapanlar ve iç dünyasına yönelenlerde görülen ilk değişim, bütün kötülükleri reddedip, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olan insanın ızdıraplarını yüreklerinde hissetmeleridir.

            İşte mübarek kandil geceleri, sözünü ettiğimiz muhasebenin yapılması bakımından bizim için bulunmaz bir fırsattır. Şu halde bu aylarda hatalarımız varsa onları terk edelim, kötü duygu ve düşüncelerimizi kalplerimizden atalım. Allah ve Rasulünü bize unutturan şeyleri bir tarafa bırakalım. Gönül sarayımızı bulandıran haset, kin düşmanlık, haksızlık, zulüm çamuruna bulaşmaktan sakınalım. Birbirimize sevgiyle ve iyilikle yaklaşalım. Dünyamızı saran düşmanlıklara karşı birlik beraberlik içinde olalım. Gönüllerimizde iyilik, fazilet ve bilgi ışığını yakalım.

     Evlerimizde ailece, Rasulullah Efendimizin (sav) ve ashabının hayatlarını okuyalım, evlerimize rahmet ve bereketin hasıl olmasını sağlayalım, Çocuklarımızı zihinlerine ve gönüllerine bu mübarek ayların ve kandil gecelerinin ve günlerinin önemini anlatalım ki, çocuklarımız bunlarla büyüsünler. "Ümmetimin fesada uğradığı dönemde, sünnetime sımsıkı sarılana yüz şehit ecri ve sevabı vardır". buyuruyor Efendimiz (sav). Nefsimizi ve neslimizi ıslah edelim, geçmişimize dualarda bulunalım. Ümmet-i Muhammed'e dua edelim. Avrupa şartlarına mahkum olmuş nesillerimize dua edelim, kurtuluşları için maddi ve manevi yapılması gerekenleri yapalım. Rasulullah (sav) Efendimizin duası üzerimize olsun.“Allah’ım bize Recep ve Şabanı mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır.”

Allah'ın selamı üzerinize olsun, Tüm İslam Aleminin Kandili Mübarek Olsun.

Sevgiler Saygılar

HAK VE HAKİKAT PARTİSİ GENEL BAŞKANI

DURSUN GÜNEŞ  

 

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1136 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın