Ey insanlar!!! Aranızdan birine Allah (c.c.) ihsanda bulundu diye, Nemrut’a mı benzeyeceksiniz? Yoksa çarmıhamı gereceksiniz ? Yoksa Hasan Sezai'nin kapısına diktiğiniz boynuzları mı dikeceksiniz? Her şeye rağmen Allah (c.c.) bize kâfi !

            RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BAŞLARIM

                        KILICIN KININDAN ÇIKTIĞI ZAMAN

            Vuslat yolcuları bilirler ruh şimşiri Huda’dır beden ona kılıf olmuştur. Kurdun içinden çıkan kelebek misali. Yüzüne bakmak istemediğiniz o yaratık dünyanın en güzel sevimli meleğini meydana getiriyor. Aylardan ramazan bin aydan hayırlı kadir gecesini gizliyor, kadir gecesi bu ayın içinde bulabilirseniz. Ruhu gizliyor, esrarı ruhu gizliyor kadir gecesini arayanlar için. Kullarının arasında Hızır’ı gizlemiş. Allah-ü Teala kendini kulda gizlemiş. Kul olmak için yedi merhale koymuş; nefsi emare, nefsi levvame,  nefisi mülhime, nefsi mütmeinne nefsi razıye, nefsi marziye, nefsi safiye, aynen yakın Hakken yakın. Ruhun yolu kalp ruh sır hafi ağva nefsi natıka nefsi kul. Kutsi hadiste Resulü Ekrem s.a.v. Efendimiz şöyle buyuruyor; “ insanda kalp var kap içinde ruh, ruh içine nur, nur içinde sır, sır içinde ben varım”. Hz. Allah (c.c.)  doksan dokuz esma ile müsemma olmuş hazreti Allah (c.c.).

H. z. Mehdi Resul… Yıllardır gelmesi beklenen Hz. Mehdi Resul çok çizildi çok yazıldı, bir türlü gelmedi.  Allah-ü Teala nasip etmedi. Belki bu kadar kan dökülmedi dünya bu kadar zülüm görmedi, belki böyle hesap edilmedi kendini gizledi. Kırk yaşında görev aldım. Vuslat-ı yar penceresinden baktım. Aşk çırağı yaktım, Hakkın nazarı ile baktım. Harman zamanını bekledim. Esen rüzgara göre harman savuruyorum, daneyi samandan ayırıyorum, elime eleği aldım eliyorum, çok verimli oldu. Ümmet-i Muhammed bir imtihan içerisinde hak belli batıl belli.

Ey insanoğlu senin rabbin benim biz Allah-ü Tealâ’nın bir elçisiyiz zamanı fitne fucur sarmış. Herkes haktan uzaklaşmış, herkes put taşıyor. Cehalet geri gelmiş evine girmiş. İhlas ortadan kalkmış. Siz buna medeniyetimi diyorsunuz? Neden korkuyorsunuz? Neden haksızlık karşısında susuyorsunuz? Neden cehaleti kabul ettiniz, sizin dünyaya düşkünlüğünüz şehvetiniz hakikat ile aranızı perdeledi!!!

Ey insanlar!!! Aranızdan birine Allah (c.c.) ihsanda bulundu diye, Nemrut’a mı benzeyeceksiniz? Yoksa çarmıhamı gereceksiniz? Yoksa Hasan Sezai'nin kapısına diktiğiniz boynuzları mı dikeceksiniz? Her şeye rağmen Allah bize kâfi 

36-13 - Sen onlara, o şehir halkını örnek ver. Hani oraya elçiler gelmişti.

14 - Hani biz onlara iki elçi göndermiştik, fakat onlar ikisini de yalanlamışlardı. Biz de (onları) üçüncü bir eçi ile destekledik. Onlara: "Şüphesiz ki biz size gönderilmiş elçileriz." dediler.

15 - Onlar da: "Siz bizim gibi insandan başka birşey değilsiniz, hem Rahman olan Allah, hiçbir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz." dediler.

16 - Elçiler dediler ki: "Rabbimiz biliyor ki biz gerçekten size gönderilmiş elçileriz."

17 - "Bize düşen de sadece apaçık tebliğdir."

18 - Onlar dediler ki: "Herhalde biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, andolsun ki, sizi hiç tınmadan taşlarız ve mutlaka bizden size pek acıklı bir azab dokunur."

3-92 - Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.

19 O elçiler de şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz beraberinizdedir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz israfı âdet etmiş bir kavimsiniz."

20 - O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve: "Ey kavmim! Uyun o elçilere!"

21 - "Uyun sizden hiçbir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar hidayete ermişlerdir."

22 - "Bana ne oluyor da kulluk etmeyecekmişim beni yaratana? Hep döndürülüp O'na götürüleceksiniz."

23 - "Hiç ben O'ndan başka ilâhlar edinir miyim? Eğer O Rahman, bana bir zarar dileyecek olsa, onların şefaati benden yana hiçbir şeye yaramaz ve onlar beni kurtaramazlar."

24 - "Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum."

25 - "Şüphesiz ki ben, Rabbinize iman getirdim, gelin dinleyin beni."

26 - (Sonra ona) "haydi gir cennete!" denildi. O da dedi ki: "Ne olurdu kavmim bilseydi!"

27 - "Rabbimin beni bağışladığını ve beni kendilerine ikram edilen kullarından kıldığını."

28 - Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.

29 - Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.

30 - Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.

Sırma sacları eylemiş kakül

Salı vermiş ak gerdanın üstüne

Nazlı yârim beni eylemiş vekil

Baş eylemiş bir kervanın üstüne

 

Yar kalbime damla damla akıyor

Sanarsın-ki arı balın alıyor

O yar ele elek almış eliyor

Bir kuş kondurmuşlar başın üstüne

 

Arılar kovanda şahına bağlı

Âşıklar neylesin bahçeyi bağı

Yedi yerde var o yarın durağı

O Yar yeni cıkmış taşın üstüne

 

Otuz cüz okudum süre harfini

Aliyim binmişim aşk refrefini

Seyrettim o yarın süre kafını

Besmeleyi yazmış kaşın üstüne 

Besmeleyi koymuş kaşın üstüne 

Ey insanlar! Selefiler gibi düşünmeyin. Allah-ü Tealâlın velayetini ihsan etmiş olduğu Allah dostlarını inkâr etmeyin. Allah her kime ihsan etmişse onu bezetirmiş, türlü nimetiyle donatmıştır. Allah  (c.c.) Gafur’dur Rahim’dir. Bu gece kadir gecesi ruh ve melekler yeryüzüne iniyor.” Yokmu benden af ve mağfiret isteyen ben onu af mağfiret edeyim” diye nida ederler. Ruha erişemezseniz meleklere erişe bilirsiniz Allah’tan (c.c.) af ve mağfiret isteyin umulur ki Allah. c. c. hepimizi affeder, bela ve musibetleri def eder.

    Ey insanlar Allahın huzuruna selim kalp ile gelin ve tövbe istiğfar edin   "Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin." derler."(Tahrim Suresi-8)

Enbiya Suresi 
83,84- "Eyyub'u da hatırla. Hani o Rabbine, "Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin" diye niyaz etmişti.Bizde onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraberbir mislini daha vermiştik."

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1116 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın