Garip bir cemaat, cevher yüklü bir Anka Kervan, Fırka-i Naci ve bu kervana karışacak olan seyyitler topluluğu....

Rahman ve Rahim Olan Allah (c.c.) Adıyla

Elhamdülillahi Rabbil Âlemin. Veselamun Alel Mürselin. Esselatu Vesselamu Ala Seyyidina Muhammedin ve Alihi ve Sahbihi Vesellim.
Allah’ın selamı üzerinize olsun.

            Ey oğul! Malum ola ki zaman, Ahir Zaman. Kıyamet alametleri, bariz bir şekilde görülüyor. Milletler, birbirini yiyor. Kıtlık baş gösterdi. Milletler, kolayca satılıyor. Yalan söyleyenler, itibar görüyor. Millet, gittikçe çürüyüp eriyor. Dini esaslar bir bir ortadan siliniyor. Alimlere itibar edilmiyor. Millet, fitnenin peşinden gidiyor, fitneyi alkışlıyor. Cahiliye dönemi, geri geliyor. Bütün insanları sarmak üzere.
            Ey oğul! Zamanın siyaseti, fitne fücur üretiyor. Bu siyasetten uzak dur! Bu siyasete oy verme! Bu siyasetçilere selam verme! Bunların yemeğini yeme! Bunların arabalarına binme! Bunlar ile görüşme. Allah (cc), fasıklar topluluğunu hidayete eriştirmez. Allah (cc) için mücadele et! Kurtuluşa erişesiniz...
            “İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır.” (Ali İmran Suresi 104)
            Mucize-i Rabbani Ey oğul! Sen, siyasete ayrıldın. Siyaset yapacaksın. Fakat bu kirli siyasete bulaşma. Resulullah’ı (s.a.v) izle. Allah’ın (cc) siyasetini yap. Hiç kimseden korkma. De ki: “Allah (cc) bize kâfidir. O, zamanı belirler. Allah’tan (cc) ayrılma, kopma. Her zevalin bir kemali, her kemalin bir zevali var. Zeval olan İslam, yeniden kemal bulacak. Allah-ü Teâlâ’ya(c.c.) karşı savaş açanlar, karşılarında Allah-ü Teâlâ’nın kuvvet ve kudretini bulacaklar.
            Mucize-i Rabbani. Asıl mesele, senin yol yürümen. Siyasi hayatın, Resulullah’ın (s.a.v) yol yürümesine benzer. Garip bir cemaat, cevher yüklü bir Anka Kervan, Fırka-i Naci ve bu kervana karışacak olan seyyitler topluluğu.
            “Ey İman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir.” (Maide Suresi 54)
            “Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulü’dür ve namazlarını kılan zekâtlarını veren ve rükû eden müminlerdir.” (Maide Suresi 55) 
            “Kim Allah'ı, O'nun Resulü’nü ve müminleri dost edinirse, (iyi bilsin ki) Allah'ın taraftarları galip geleceklerdir.” (Maide Suresi 56) 

Hak ve Hakikat Partisi Genel Başkan 
Düşünür ve Yazar Sayın Dursun GÜNEŞ 
Mahlası SEYYİT MUHAMMET ALİ



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1693 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın