Cihad Sevabı Alacağız. Ölenlerimiz Şehid olacak, yaralananlarımız Gazi, Kalanlarımız da Bahtiyar kalacak İnşaallah

Hak ve Hakikat Partisi (HAK PARTİ) Genel Başkanı sayın Dursun GÜNEŞ Sakarya’ da

Cuma namazı sonrası Sakarya54.net Genel yayın Yönetmeni Gazeteci Fehmi DUMAN ile söyleşi yapan Genel Başkanımız, gündemi en uç noktalarıyla ele aldı.

"Ülkenin ve dünyanın geldiği genel durum Müslümanların inananların muhakkak bir şeyler yapması gerektiğine inanıyorum. İslam’a karşı harp başlatan haçlılara karşı Müslümanlar bu kadar duyarsız olamazlar. Bir birliktelik bir nitelik kurmak zorundadırlar. Müslümanlar bir araya gelmek zorundadır bu durumda. Eğer Müslümanlar bir araya gelmezse caydırıcı olamaz, haklarını savunamaz. Küfür bir millet iken Müslümanlar neden çer-çöp halinde ezilmeye mahkum edilmiş? Bunu hesabının yapılması lazım, her Müslüman şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. Geldiğimiz nokta neresi ve nereye gidiyoruz. Benim keşfettiğim kadarıyla Müslümanlığı bitirmeye gidiyor bu iş. Ve kendi kafalarında kurmuş oldukları projeyi hayata geçirmek için bütün Müslümanları gözden çıkarmışlar bu insanlar. Ve bunun da bariz örnekleri var. Irakta milyonlar, Suriye’de 600 bin ve göçmenler de ayrı, vatanını yerini yurdunu terk edenler, yaralananlar, ezilenler, ayrı. Bunun geneline baktığınız zaman, bütün İslamı ezip yok etmek, tabanını da yok etmek ve bütün Dünyayı ellerinde tutmak, bir İsrail İmparatorluğu yaratmak. Buna da Mezopotamya diyorlar. Kürtlere asimilasyon yaptılar, eğittiler kendilerine bağladı asker ettiler. Şu anda da Eğit- Donat- İleri Sür ve böylece de kendi “coni”lerini dahi kullanmıyorlar. Müslüman’ı Müslüman’a kırdırıyorlar. Böyle bir proje geliştirmişler. Bu kadar kapalı olan, bu kadar gaflette olan Müslüman’ın artık uyanma zamanın geldiğini zannediyorum. Biz de HAK PARTİ olarak, cemaat olarak esas, Hak Partiyi kurduk bu yolda ne yapabiliriz nasıl çalışabiliriz ne katkıda bulunabiliriz. Madem her şey siyaset ile oluyorsa siyasetimizi geliştirelim, İslami Siyaset ortaya koyalım ve insanları bir araya toplayarak bu derde deva buluşalım. Yoksa bu yara gittikçe azmakta kokmakta. Yani ezilenler Müslümanlar, yok olanlar Müslümanlar, ne namusu kaldı ne izzeti kaldı ne şerefi kaldı. Dışarıda kalanların da yok bence. Bütün devlet başkanları Reislerinin ne vicdanı var ne de şerefi kaldı. Hepsini maddeye sattılar. Tayyip Bey bu yolu yürüdük, baktık ki olmuyor, Tayyip Bey de bu olayın içine girdi. Satılmışların safına girdi ve Amerika endeksinde paralel çalışıyorlar. Ortadoğu Projesi Eş Başkanı zaten. Bunun gizlenecek yanı yok herkes biliyor zaten. Eş Başkanlığı da üzerine alarak bütün bu hareketlerin en uç noktasında çalışma yapıyor. Dışarıda yapılan çalışmalar başka içeride yapılan çalışmalar başka.  İçeride yapılan çalışmalar Türkiye’de Kürt Bölgesine Özerklik vermek ve Türkiye’yi bölmek parçalamak. Bunu idrak edemiyorlar. Zannediyorlar ki şurada Diyarbakır’ı verdik mi bu iş tamam. Bu proje böyle değil. Bu Proje Türkiye’yi tamamen kapsayan bir Proje. Fakat böyle bir giriş yapacaklar işte Akdeniz, Ege Denizi, Marmara derken bütün Türkiye’yi kapsayan bir Proje bu. Ama parça parça parçala Özerklik yap yut Projesi. Anarşistin silah bırakması bunların hepsi hikayeden. Kesinlikle bunlar Avrupa Devletleri bunları yaratmışlar donatmışlar bir bahane bularak daha kuvvetli donatıyor Türk Silahlı Kuvvetli de Türk Hükümeti de bunları eğitiyor. Bunlar daha donanımlı bir hale geldiler ki Türkiye’ye bela musibet sarığı sarılmış. Bunların farkında değil bu insanlar. Peki biz yatmakla ne kazanacağız. Yatarsak aynen Irak, Suriye gibi olacağız.

Onun için diyorum ki; bu seçimleri bir fırsata çevirelim, gelin bir nitelik oluşturalım birlik beraberlik kuralım, dimdik ayakta duralım, düşmana karşı haçlılara karşı, Haçlılara yardım eden çanak tutanlara karşı, birlik beraberlik içerisinde hareket edelim, bir siyasi oluşum meydana getirelim, siyasetle meclise girelim, gerekeni yapalım. Diye düşünüyorum.

Ve bunun için de çalışıyorum. Bunun için de bütün partilerin kapısını çaldık. 5-6 parti ile diyaloga girdik, müzakerelerdeyiz, bunun üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Bir Parti ile de Hak Parti olarak çıkmayı düşünüyoruz. Sonuç ne çıkacak bakacağız. Bu hafta sonu netleşmesi gerekir. Çünkü yolumuza bakmalıyız. Önümüzü görmeliyiz. Bu görüşmelerden ne çıkacak onu yakında göreceğiz ve buna göre kendimizi kurup hazırlayacağız ve yürüyeceğiz. Ama bu siyasi oluşumlar olmasa da, Hak ve Hakikat partisi seçime girmese de (böyle bir ihtimal yok da muhakkak girmemiz gerekiyor)  girmese de bu mücadelesini sürdürecektir. Ama bu mücadelesini nasıl sürdürecek? Halkımız da görecek, Devlette görecek, Millette görecek. Biz bu Haçlı seferine karşı duyarsız kalmayacağız. Ve bu Memleketi satmaya işgal etmeye çalışanlara karşı duyarsız olmayacağız ve müsaade de etmeyeceğiz. Kanımızın son damlasına kadar mücadelemizi yapacağız. Buna Hazırız Biz!

 İnşallahurrahman, umarım ki; Ümmet-i Muhammed selamete erişir. Umarım ki; Türkiye uyanır da, bizimle bir nitelik sağlar da, daha büyük yaralar açmadan Türkiye işgal olmadan bu ufak işgali Def ederiz.  Bana göre; Kürdistan işgal olmuş! Kürdistan Kurulmuş zaten! Biz gelirsek Kürdistan’ı Geri Alacağız! Ben öyle görüyorum, öyle telakki ediyorum, öyle keşfediyorum, yerinde gidip baktığımda Kürdistan kurulmuş. Bu Hükümet Kürdistan’ı vermiş. Bu açıklamalar bunlar halka duyurmak için, halka anlatmak için olan şeyler. Esas aslı tamam Kürdistan kurulmuş. Onlarda Hükümetini kurmaya hazırlanıyorlar. Belediyeleri zaten onlara vermişiz. Bilerek bu Ak Parti yaptı bu işi. Onlar karakollarını kuruyorlar, Valiliklerini hazırlamışlar, kaymakamlıklarını kuruyorlar,  askeri zaten hazır, her türlü temel hazırlığı yapmışlar bunlar. Hazırlamışlar birçok yere oturmuşlar. Mahkemelerini kurmuşlar yani Kürdistan kurulmuş.

Halk göremiyor bunu. Halk halen Tayyip’den bir şeyler bekliyor.  Yani tabanda halka şunu söylüyorlar. “Bakın Erbakan geldi. İslam Açılımı yapmaya çalıştı ne oldu? Kapatıldı biz öyle yapmayacağız. Biz laik görüneceğiz Haçlıların yanında görüneceğiz işimizi yürüteceğiz. Kuran kurslarının önünü açtık” iki türlü şimdi bu. Halka yansıttıkları bu. Biraz da İslam da rahatları tekke ve zaviyeler rahatladı başörtü sorunu da çözülünce “Efendim hah bak yaptı. Biraz sabredin, görün, bunu da yapacak, Başkanlık sistemini getiriyor, Eyalet olsun” Başbakan öyle diyor “ne olacak Almanya’da var falan yerde var”. Bununla beraber tabanını da razı etmiş. Özerklik yok ama Eyalet var. Burada Başkanlık getiriyor “başbakan iyisini bilir” diyorlar başka da alternatif yok en ehven-i şer olarak Ak Partiyi görüyorlar.

İşte bu nitelik olur da, bir alternatif ortaya koyabilirsek halkın patlama yapacağını iyi biliyorum. Biz Halk adına alternatif olabilecek bir partiyiz. Hem söylemlerimizle, hem eylemlerimizle hem duruşumuzla, hem yürüyüşümüzle, buna alternatif bir partiyiz. Diğer partiler söylemde var ama içleri boş...

Biz bunu yaptığımızda ne için yapacağız Allah için yapacağız. Ne için yapacağız? İslam için yapacağız, Ne için yapacağız Devletimiz için yapacağız. Biz bunu Cihad Mücadelesi için yaptığımızdan,  Cihad Sevabı Alacağız. Ölenlerimiz Şehid olacak, yaralananlarımız Gazi, Kalanlarımız da Bahtiyar kalacak İnşaallah. Biz her iki dünyayı da kazanmak istiyoruz, kaybetmek istemiyoruz. Eğer bu olaya sıkıntı kalıyorsa insanlar, imanen zayıf olduğundan kalıyorlar, bunu fark edemiyorlar, imanının yeter olmadığından kaynaklanıyor  “innemel muminune ihvetun” “ müminler kardeştir” bu bazdan ele alırsa, bütün Müslüman kardeşlerin kırılırken sen nerdesin be Müslüman! Kimin yanındasın? Bak! Farkında olmada Haçlıların yanındasın, Haçlıların safındasın. Haçlıların yanında yer almaktasın, Müslüman’ı vurmaktasın, Müslüman’ı kırmaktasın. Hala! “ben Müslüman’ım!”  Ben Bu Kimliğe de inanmıyorum! Ben böyle diyen insanların kimliğine de inanmıyorum! Ben bunların İslamiyet’ine de inanmıyorum! “Onlara de ki; İslam’a girdik desinler ama Müslüman Mümin olduk demesinler”  Mümin olmadık bunlar zalim insanlar! Zalimin yanında kalan insanlar! Müslüman’ı arkadan vuran insanlar! “Ben Müslüman’ım” sen kime yutturuyorsun Müslüman olduğunu? Ancak o İslam’ı bilmeyen insanlara “ben Müslüman’ım”  diyebilirsin, Biz onları Müslüman olarak görmüyoruz! Nasıl görüyoruz? Münafık görüyoruz! Tağut’un Askerleri olarak görüyoruz bunları. Fasık olarak görüyoruz! “Ben Laikliğin Kemalizm’in savunucusuyum” diyor. Sen haşa! Kuran’ın söyleyişine göre nedir bu? Fasık insanlardır. Fasık topluluktur, Münafık topluluktur.

Bunlar iki yüzlüğü kabul etmişler zaten. Doğuya karşı cepheleri var batıya karşı cepheleri var, Yani İslam’a karşı cepheleri var, Haçlılara karşı cepheleri var. İslam’a döndüklerinde Müslüman!  Çok cepheli bunlar.  İslam ile alakası yok. Takiyecilik diyoruz ya işte bunlar İslam’a karşı takiyecilik yapıyorlar. Yani İslam kimliği dışında hareket ediyorlar, İslam Kimliğiyle kesinlikle bağdaşmıyor bunların yaptığı. İslam’ın Dışında Bir Topluluk Bunlar! İslam kesinlikle bunları kabul etmez!  Yahudi ve Nasaralarla dostluğu kabul etmez İslam. Kesinlikle... “İslam’ın dışındaki laik zihniyetin hükümdarını kabul edenler fasık topluluktur”. Bunu ele alsanız bu idareyi kabul eden insanlar fasık insanlardır Kuran’ın tarifi bu. Söylemde söylüyorlar “biz Osmanlıyı canlandıracağız, Ocaklarını kurduk ”diyorlar. Amaçları bizim önümüzü kesmek. Ama eylemlerine bakıyorsun. Osmanlı’da böyle yapanları, Devletine İhanet Ettiklerinden Dolayı asıyorlardı"...





HAK VE HAKİKAT PARTİSİ GENEL BAŞKANI
SN DURSUN GÜNEŞ

07.03.2015 SAKARYA



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1441 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın