Biz Allah’tan gayri hiçbir kimseyi tanımıyoruz! Hiçbir devleti tanımıyoruz! Bu konularda tanımayacağız!

HAYATI - ÖZGEÇMİŞİ

1950 yılında Bayburt’un Demirözü ilçesinde doğmuştur. Annesi Hacı Müşginaz Hanımdır. Babası Hacı İsmail Efendi. Dursun GÜNEŞ 7 kardeşin en büyüğüdür. 3 yaşlarında ailesi ile birlikte Muş’a göç eden GÜNEŞ, çocukluk yıllarını ve ilköğretimini Muş’ta geçirir. 1966 yıllarında İstanbul’a göç eden GÜNEŞ, cehaletin karanlıklarına gömülür.1980 yıllarında “Tarık Yıldızı” kapısını çalıp beynine zonklaması ile ilmi irfan mektebine çağırır. Tövbeyi Nasuhlu bulunan Dursun GÜNEŞ davete icabet ederek Garibullah dergahına girer. İlmi irfan mektebin de aşık olan GÜNEŞ, MEKTEB-İ  İRFANDA İRŞADA SEÇİLİR.1990 yılında Erzurum’ da irşada başlayan GÜNEŞ iki bin’den fazla şiir yazmıştır ve 22 kitap neşretmiştir.

Şair ve yazar olan GÜNEŞ aynı zamanda imtiyaz sahibi olarak da Tevhit Gemisi dergisini çıkarmıştır. 29 Temmuz 2008 de kırk arkadaşı ile Hak ve Hakikat partisini kuran GÜNEŞ, partinin Genel Başkanı olarak siyaset gömleğini giymiş ve siyasi hayatına başlamıştır. Aynı zaman da müteahhit olan GÜNEŞ evli ve dört çocuk babasıdır.



                                                                                                               Bismillahirrahmanirrahim

                                            Elhamdülillahi Rabbil Alemin Vessalatü Vessalamu Ala Rasulina Muhammedin Ve Alihi Ecmain

Allahın selamı üzerinize olsun...

Kıymetli Vatandaşlarım, Aziz Milletim!

Bu sistem çökmüş, milleti taşıyamaz bir hale gelmiş, bu siyaset çürümüş, Ak Parti’nin lambaları sönmüş milletimizi karanlığa gömmüştür.

 Zevalatı Kemalata dönüştürebilmek için yeniden Türkiye’ ye doğmak gerekiyor. Kandilleri yakacak bir oluşum gerekiyor. Bir GÜNEŞ gerekiyor. Bunun için Liyakatli insanlar, Emanet ehli insanlar, Adaletli doğru insanlar, Takva sahibi insanlar bir araya gelerek, bir nitelik oluşturarak, bir bütün halde bu işi göğüslemesi gerekiyor. Yapılacak ilk iş Anayasa’nın değiştirilmesidir. Bu Anayasa’yı İslam kimliğini öne alarak, milletin mozaiğine göre şekillendirilmelidir. İdam yasası geri getirilmeli, kısasa kısas uygulanmalı, kanunlar caydırıcı olmalıdır. Bir Millette Allah korkusu, kanun korkusu yoksa o Millete Demokrasiyi anlatamazsınız, o Millete huzur ve barış getiremezsiniz.  

Dokunulmazlıkların kaldırılması muhakkak olmalıdır. Eğer birine dokunulamıyorsa bu, adalet çarkını kilitliyor demektir. Bu adalet çarkı çevrilemez. Onun için suç işleyen herkes yaptığı suçun cezasını çekmelidir. Dokunulmazlık zırhının arkasına hiç kimse saklanamayacaktır, saklanmamalıdır. Ona göre kanunlar çıkarılıp milletimizin, insanımızın huzur ve barış içerisinde yaşayacağı bir ortam meydana getirilmelidir. Yoksa Ak Parti gider başka parti gelir, o da gider bir başka parti gelir ama yine değişmez. Cumhuriyet kurulalı değişmediği gibi, yolsuzluklar önlenemediği gibi, taraflar önlenemediği gibi, taraf olmayanlar bertaraf edildiği gibi, değişen hiçbir şey olmaz. Muhakkak, adil olan insanların gelip Hükm-ü Anayasa’yı adalet üzerine belirlemeleri lazım. Adalet olmazsa olmazlardan olmalıdır. Ana temelleri oturtturamadıktan sonra kuracağınız bir çatının faydası yoktur. Geçmiş hükümetlerin, geçmiş partilerin yıkıldığı gibi yine yıkılıp darmadağın olup gidecektir. Olan millete olacaktır. Vurguncular yine vurgununu yapıp gidecektir. Vurgunculara ve mafyaya fırsat vermeyecek, hokkabazlara fırsat vermeyecek, bu memleketi satanlara hesap sorabilecek bir Kanun, Adalet Anayasa’sı çıkarılmalıdır muhakkak.

Terör konusunda Milletimizin bekasına, İstikbal ve İstiklaline göz dikilmiş, yıkılmaya yüz tutmuş olan, Milletimizin bekasını bozan, Terör Örgütüne fırsat vermeden, muhakkak bölge temizliği yapılmalı ve Terör Bataklıkları kurutularak bölge ıslah edilmeli, bölgedeki Kürt Kardeşlerimiz huzura kavuşmalı, Türkiye huzura kavuşturulmalıdır. Böyle suni gündemlerle olmaz. Kesinlikle Siyonist bir Kürdistan’ın olmasını, gayrimüslim bir devletin olmasını kesinlikle istemiyoruz! Bütün Teröre ve Terör Devletlerine karşıyız! Terör ve Terör Devletlerine karşı askeriyle, polisiyle, cemaatleriyle, dernekleriyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla bir birliktelik, bir nitelik oluşturarak Kuva-yi Milliye Ruhu meydana getirilerek bu pislikten, bu beladan, bu milletin muhakkak kurtulması gerekir. Çökertilmiş tarıma ağlayan köylü milletinin yüzünü güldürmek için bir devrim gerekir.

 Kalkınmayı köylüden başlatacağız ve gerekeni yerine getirerek, bütün kotaları ortadan kaldırarak, köylüye büyük destek vererek, yeniden tarım politikasını değiştireceğiz, bölgeye bir hâkimiyet kuracağız, ihracat yapar bir hale getireceğiz.

Biz Allah’tan gayri hiçbir kimseyi tanımıyoruz! Hiçbir devleti tanımıyoruz! Bu konularda tanımayacağız! Etrafımızdaki devletler su gibi petrol harcarken biz neden petrol sıkıntısı çekiyoruz? Halen anlamış değilim! Var olduğu halde neden çıkarılmadığını anlamış değilim. Bağımsız bir TÜRKİYE ve TÜRK İSLAM BİRLİĞİ ni muhakkak sağlamalıyız. Halifeliğe doğru bir sistem geliştirmeliyiz. Bir Osmanlı İdeolojisini hayata geçirmeliyiz. Ümmeti’ de böylece kuşatmalıyız ve ümmeti de rahatlatacak bir sistem geliştirmeliyiz. Hiç kimseye kötülüğü dokunmayacak, hiç kimseyi ağlatmayacak ama hiçbir kanunsuzluk olmayacak bir sisteme karar vermeliyiz. Bu sistemi getirmek için muhakkak çalışmalıyız. İşte biz bunun için siyaset yapıyoruz, bunun için buradayız, bunun için milletimizi kucaklamak istiyoruz.

Üçüncü Dünya Savaşının Eşiğindeyiz! Eğer bugün Türkiye’yi bir araya toplayamazsak, bir araya getiremezsek, bu vahşeti göremezsek, oluşacak olan Siyonist Kürdistan Projesini anlayamazsak yarın bizde Suriye’nin durumuna düşeceğiz! Irak’ın durumuna düşeceğiz! Afganistan’ın durumuna düşeceğiz! Namusumuzu, Vicdanımızı, Kuran’ımızı, İmanımızı, Vatanımızı, hepsini birilerinin keyfi uğuruna feda mı edeceğiz?

Daha bizi anlamıyor musunuz? Bu gidişatı anlamıyor musunuz?

Bu insanların lambası sönmüş, ışık veremez hale gelmişler, bunlar maddeye esir olmuşlar, bunlar teröre teslim olmuşlar, bir terör devleti haline gelmişler. Anlamıyor musunuz halen kime hizmet ettiklerini?

Görmüyor musunuz,  bunların, bu insanların kime hizmet ettiklerini? Yıllardır görmüyor musunuz? Artık yeter diyoruz! HAKKIN ÜSTÜN GELMESİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPMAYA HAZIRIZ! Bu milletimizi artık kimse sömüremeyecek ve kimseye sömürtmeyeceğiz. Biz bağımsız Türkiye’yi muhakkak inşa edeceğiz, Yeni Bir Çağ Açıp Bir Çağ kapatacağız, bu böyle bilinsin! Onun için biz varız ve onun için siyaset yapıyoruz! Fazla söze gerek duymuyorum zaten yapılanlar bütünüyle ortadadır.

Takdir Aziz Milletimindir.

Allah’a emanet olun, Allah’ın selamı üzerinize olsun.


ERZURUM BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ADAYI

ŞAİR-YAZAR DURSUN GÜNEŞ

(SEYYİD MUHAMMED ALİ)        



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1100 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın