“De ki; Hak geldi, batılın önü de kalmaz, sonu da.”

Rahman Ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

İmam Mehdi Savaşları -5

Kays bin Cabir, dedesinden; dedi ki: Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu: “Benden sonra halifeler, halifelerden sonra da emirler gelecek; emirlerden sonra da zorba hükümdarlar gelecek; sonra Ehl-i Beyt’imden biri çıkacak, yeryüzünü zulümle dolduğu gibi, onu adaletle dolduracaktır.”

Huzeyfe (ra), Allah Resulu şöyle buyurdu: “Mehdi benim evlatlarımdandır. Yüzü inci gibi parlayan yıldıza benzer.”

Ebu Said El Hudri,  Allah Resulu şöyle buyurdu: “ Mehdi bendendir, açık alınlı ve doğan burunludur, yeryüzü zulüm ve adaletle dolduğu gibi, onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır.”

Taberani Avf Bin Malik, Resulullah şöyle buyurdu: “ Ümmetim yetmiş üç fırkaya bölündüğünde durumumuz nasıl olacak onların biri cennetlik diğerleri ise cehennemliktir. Sonra çok karanlık dehşetli bir fitne gelecek ve onu diğer fitneler izleyecek, sonra benim evlatlarımdan Mehdi denen biri çıkar. Eğer O’nu görürsen O’na tabi ol ki; hidayete erenlerden olursunuz.”

Ebu Said El Hudri, Allah Resulu şöyle buyurdu: “ Ahir zamanda Ümmetime sultanlar tarafından çok ağır belalar inecek. Öyle ki; ondan daha bela duyulmamıştır. Hatta bu geniş yeryüzü onlara dar gelecektir. Yeryüzü zulüm ve haksızlıklarla dolacaktır. Müminler bu zulümden kurtulmak için kimse sığınacak bir sığınak kurtarıcı bulamayacaktır. Sonra Allah Azze ve Celle benim ıtretimden bir kişiyi gönderecek, o yeryüzünün zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi onu adalet ve eşitlikle dolduracaktır. O’ndan gök ehli de, yeryüzü de razı olacaktır.”

Abdullah bin Ömer, Resulullah Efendimiz şöyle buyurdu: “Mehdi zuhur ettiği zaman başının üzerinde bir bulut olacak buluttan bir münadi seslenecek. Bu mehdi Allah’ın halifesidir, O’na tabi olun.”

Bediüzzaman Said Nursi Hz.leri şöyle diyor: Allahu Teala, ahir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük Müçtehid, hem en büyük Müceddid, hem Hâkim, hem Hz. Mehdi, hem Mürşit, hem Kutb-u A’zam olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek ve O zat da Ehl-i Beyt-i Nebeviden olacaktır.” (Mektubat,sf 411,412,441)

O’ndaki olan işaretlerin bir çoğu Hadis-i Şerif ve Kibar-ı Kelam’dır.

Hz. Mevlana Celaleddin-i Rumi şöyle buyuruyor: “Her zamanın bir Müceddidi bulunur. Zamanın Müceddidi ise Hz. İsa ile olur. Tarif edilen dini Ahmediye üzere çalışırlar. Bunlara karşı dururlar onları tekzip edip üzerlerinde gelirler. Halkın bilmesi gereken şudur ki; şeriat-ı garra üzerine yaşarlar. Fahr-i Alem’in (sav) izinden giderler tefrikaya düşmezler. Zamanını bekleyeler. Biat’a daha gecikmeyeler, önemli olan okunanı alabilmek. Herkes Allah’ın indinde sorumludur. Bu duruma düşmeden bunun bir bedeli olmalı. Küfre rıza küfürdür.”

Hz. Ahmet Yesevi şöyle buyuruyor: “kar’ı her ne kadar taşısanız da güneşi görünce erir. Haberiniz ola ki, maneviyat doğunca küfür erir. Biri yükselince diğeri alçalır. Siz maneviyatınızı yükseltin. Küfür yok olur gider.”

“De ki; Hak geldi, batılın önü de kalmaz, sonu da.” (Sebe Suresi 49)

Hz. Ali Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Mehdi, Evladı Resul olup onu biz yetiştireceğiz.”

Muhammed Şah-ı Nakşibendî Hz.leri ve Bediuzzaman Said Nursi Hz.’leri şu görüştedirler:    “ Mehdi Resul aşama aşama gelecek, ilm-i felsefe olarak ortaya çıkar, Resulullah Efendimiz’in (sav) çıkışı gibi kendisini kabul ettirir. İkinci olarak siyasi yönteme başvurur. Bazı nedenlerden dolayı başaramaz, geri durur. Aslında yola çıkmıştır. Zevalatından dolayı ertelenmiştir. İki, üç hamle yapacak zamanı gelince ortaya çıkacaktır.”

Hz. İmam-ı Rabbani ile aynı görüştedirler. İmam-ı Rabbani şöyle buyurmaktadır: “Hz. Mehdi söylenen zamanda ortaya çıkmazsa zevalatındandır. Kemalatı zevalatına üstün gelirse ortaya çıkar.”

Mevdudi ise şöyle buyurmaktadır: “ Tam manasıyla dini ihya edecek, her alanda devrim yapacak, tam bir başarı kazanacak müceddid maalesef şimdiye kadar dünyaya gelmemiştir. Fakat hem akıl ve mantık, hem tabiat kanunları ve dünyanın gidişatı böyle bir müceddid bir önderin doğmasını gerektirmektedir. İşte bu liderin adı “El-İmam-ül Mehdi” olacaktır; ki bu hususta Hz.Peygamber (as)’ın açık hadisleri vardır. “Mehdi (as) çağdaş bir lider olacaktır. Çağının bütün ilim ve tekniğine iyice vakıf olacaktır. Hayatın bütün meseleleri hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olacaktır. Aklı, zekası, siyasi kabiliyet ve savaş tekniğinin bilgisi bakımından herkesten üstün olacaktır. Kısacası, çağın ilericilerini çok geride bırakacak bilgi, yetenek ve güce sahip olacaktır.”

Korkarım ki, onu ilk reddedecek olanlar gelenekçi ulema sınıfı ve sufi takımından başkası olmayacaktır. Çünkü onlar göreceklerdir ki, bu insanın, tasavvurlarındaki Mehdi ile hiçbir ilgisi yok.”

Hz. Ali Efendimiz Şöyle rivayet etmiştir. “Bulutların semada toplandığı gibi, Allah O’nun etrafında bir kavim toplar. Onların kalplerini uzlaştırır. Onlar içlerinde şehit düşene üzülmezler. Kendilerine katılana da sevinmezler. Sayıları Bedir ashabı (314) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler ve onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır. Aralarında kadınların da bulunduğu (314) kişilik grup oluştururlar. Her zulme galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir. Ve onlar gündüz aslan, gece de abittir. Ne evvelkiler ne sonrakiler fedakârlıkta onlara yetişemez.”

Hz. Resulullah (sav) Efendimiz şöyle buyurmaktadır: “ Ümmetimden bir taife Allah’ın emrinde hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzere oldukları halde kıyamet kopana kadar; kendilerini terk eden ve O’nlara muhalefet eden kimselerin O’nlara bir zararı dokunmaz.”

Hatta bu rivayette; bu ayrılan kimselerin Hz. Mehdi Cemaati için büyük bir hayır ve güzellik olduğu da bildirilmiştir.

 

Seyyid Muhammed Ali

17 Ağustos 2016 - Ankara



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1197 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın