Bazıları da “KARA LEKE” Olarak Tarihe Yazıldı...

Yazı Dizisi

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

İmam Mehdi Savaşları - 7

“Adalet Mülkün Temelidir.” Adaletsiz devlet yıkılmaya mahkûmdur. Ve bütün beşeri sistemler iflas etmiş. Kapitalizm iflas etmiş, Sosyalizm iflas etmiş, Siyonizm iflas etmiş, Laik Demokrasi iflas etmiş. İnsanlığını kaybetmiş insanlık yok olmuş. Çevremizde olan olaylar; Ortadoğu, Kafkaslar, bize bir medeniyetin battığını, yok olduğunu gösteriyor. Eğer, İslam Medeniyeti ortaya çıkmazsa; bütün insanlık yok olup gidecek! Ve bütün insanlar bundan sorumlu tutulacak. Bunun için İslam Medeniyetine geri dönmek zorundayız. İlah-i Kudret’e, İlah-i Kelam’a kulak vermek zorundayız. Resulullah Efendimizi (sav) kendimize örnek alıp, rehber edinmek zorundayız.

Resulullah Efendimiz (sav) Veda Hutbesinde ne buyuruyor? “Size iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarılırsanız yolunuzu kaybetmezsiniz. Birincisi İlah-i Kelam Kur-an, ikincisi benim sünnetim.”

Ne diyor bize İlah-i Kelam? Sosyal hayatınız belirlerken sağlam temeller üzerine binanızı kurun. Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.(Nisa Suresi 58)

Hz. Allah celle ve ala burada iki hususu bize emrediyor. Birincisi, emaneti ehline vermek hususunda, ikincisi ise, adalet hususunda.  Diğer bir ayete bakalım nasıl davranmamız gerekiyor.

“Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden adaleti ayakta tutan kimseler olunuz. Zira şahitlik ettikleriniz zengin de olsa, fakir de olsa, adaletten ayrılmayız. Allah ikisine de (sizden) daha yakındır, onları sizden çok kayırır. Öyle ise, adaleti yerine getirirken nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz (gerçeği çarpıtırsanız) veya şahitlik ederken çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Nisa Suresi 135)

Bu ayeti kerimeler üzerinden kendimizi sorgulayalım, Milletimizi sorgulayalım, Anayasa’mızı sorgulayalım, Yasama, Yürütme, Yargı organlarını, siyasi iktidarları, sistemi soruşturalım.

Allah için adaleti titizlikle ayakta tutan hiçbir siyasi iktidar var mıdır? Siyasi karakterler, şan-şöhret arasında silinip gittiler. Sadece suç dosyaları geride kaldı. Bazıları da “Kara Leke” olarak tarihe yazıldı...

Ey İnsanlar! Şahsınız, ananız, babanız, akrabanız ve dostunuz da olsa adaleti titizlikle ayakta tutun ki; adalet yürüsün. Adaletin olmadığı yerde zulüm vardır. Zulmü kendi ellerinizle hazırlamayın. Emaneti; Ehline, Liyakatli insanlara verin. Emanet yer bulamadığı zaman kaza kaçınılmaz olur. Ordu, başkalarının elinde olursa, bir gün başına bela olur...

Emanet ehlinin elinde olursa, işler berkemal olur.

Hak üzerine kurulmuş Hak ve Hakikat Partisi’ne Emaneti verirseniz, her bir işiniz ihsan olur.

“Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Maide Suresi 8)

“Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler. Eğer sana gelirlerse, ister aralarında hükmet, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana hiçbir zarar veremezler. Eğer aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz Allah, adaletli davrananları sever.” (Maide Suresi 42)

“De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum. Yakında (dünya) yurdunun sonunun kimin olduğunu bileceksiniz. Muhakkak zalimler kurtuluşa eremezler." (Enam Suresi 135)

“De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz." (Araf Suresi 29)

“Yine bizim yarattığımız insanlardan öyle bir ümmet var ki, onlar hakka yol gösterirler ve o hak ile adaleti yerine getirirler.” (Araf Suresi 181)

“Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.” (Nahl Suresi 90)

“Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında hak ile hüküm ver. Keyfe, arzuya uyma ki, seni Allah yolundan saptırmasın. Çünkü Allah yolundan sapanlar, hesap gününü unuttukları için kendilerine çok şiddetli bir azab vardır.” (Sad Suresi 26)

“Ey Muhammed! İşte bunun için insanları tevhide davet et ve sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Onların keyiflerine uyma ve de ki: "Ben Allah'ın kitaptan indirdiğine inandım ve bana aranızda adaleti gerçekleştirmem emredildi. Allah bizim de rabbimiz sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Sizinle bizim aramızda hiçbir tartışmaya yer yoktur. Allah hepimizi biraraya toplayacaktır. Dönüş yalnız O'nadır.” (Şura Suresi 15)

“Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitabı ve ölçüyü indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın dinine ve peygamberlerine görmeden yardım edenleri belirlemesi içindir. Şüphesiz Allah kuvvetlidir, daima üstündür.” (Hadid Suresi 15)

“Allah sizi, din hakkında sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmekten, onlara adaletli davranmaktan men etmez. Çünkü Allah adalet yapanları sever.” (Mümtehinne Suresi 8)


Seyyid Muhammed Ali

20 Ağustos 2016 - Ankara

 

 

 



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   1131 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın