Veda Hutbesi - Günümüz Cahiliye Adetleri

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

İmam Mehdi Savaşları – 69

Elif Lam Mim, Allahu la ilahe illa huvel Hayyul Kayyum. Aziz ve Celil olan Allahu Teala’ya hamdüsena olsun. Resulü Ekremine salat ve selam olsun. Allah’ın selamı Ümmeti Muhammedîn üzerine olsun.

Yüz bin arif olsa sözü değişmez

Eğrisi doğrusu düzü değişmez

Arif’in diktiği bezi değişmez

Arif’in yazdığı tezi değişmez 

Ayet, hadis, kibar-ı kelam denilmiş. Bunların kıymeti değeri çok farklı görünse de; Allah’ (cc) indinde vahiy yoluyla kalbe nakşolduğu, kalbin sahibi Allah’ın (cc) kelamı, ilhamı, vahisi, izzet ikramıdır. Bunun biizm dünyamızda ne kadar yeri var ona bakalım.

Kur-an Anayasası bugünkü dünyamızdan kalkmış durumda. İslam’a, Müslümanlara bütün kapılar kapalı ve Allah’a (cc) karşı büyük savaş var. Her yerde ama her yerde Müslümanlar ölüyor, ocaklar sönüyor, dünya kendisini yeniliyor.

“Bir memlekette ezan okunuyorsa, namaz kılınıyorsa, kur-an okunuyorsa daha ne istiyorsunuz” deniliyor ve Müslümanlar uyutuluyor… Kur-an’ı Kerimin birçok emri ortadan kaldırılmış oluyor. Hadisi şeriflere itibar edilmiyor, kibar-ı kelam kâle alınmıyor. Egemen devletlerin hükmünde cahiliyet yayılıyor, Tağuti Sistemler işliyor, Müslümanlarda bunlara önayak oluyor.

 

Veda Hutbesi

(9 Zilhicce l0 H./8 Mart 632 M. Cuma)

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) Vedâ haccında, 9 Zilhicce Cuma günü zevâlden sonra Kasvâ adlı devesi üzerinde, Arafat Vâdisi'nin ortasında 124 bin Müslümanın şahsında bütün insanlığa şöyle hitab etti:

"Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamdeder, O'ndan yardım isteriz. Allah kime hidâyet ederse, artık onu kimse saptıramaz. Sapıklığa düşürdüğünü de kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki; Allah'dan başka ilâh yoktur. Tektir, eşi ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed O'nun kulu ve Rasûlüdür."

"Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.  İnsanlar! Bugünleriniz nasıl  mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

Ashabım!  Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O'da sizi yaptıklarınızdan  dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar,bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.

Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir. Lakin  anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.

Ashabım! Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu Iyas bin Rabia'nın kan davasıdır.

Ey insanlar! Muhakkak ki, şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsanız, bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız.

Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınların da sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınızı; yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evlerinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah, size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Ey mü'minler! Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç  şaşırmazsınız. O emanetler, Allah'ın kitabı Kur-ân-i Kerim, Peygamberin sünneti, Ehl-i beytidir.

Mü'minler!  Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman'a kardeşinin kanı da, malı da helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.

Ey insanlar!  Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesini ayırmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır.

Ey insanlar!  Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında  en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabi ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz.  Kimse kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba, oğlunun suçu üzerine, oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz.

Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:

-  Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.

-  Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı, haksız yere öldürmeyeceksiniz.

-  Zina etmeyeceksiniz.

-  Hırsızlık yapmayacaksınız.

İnsanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz? "

Sahabe-i Kiram birden söyle dediler:

"Allah'ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz!"

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz (S.A.V.) şahadet parmağını kaldırdı, sonra da cemaatin üzerine çevirip indirdi ve söyle buyurdu:

"Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! Şahit ol yâ Rab! "

Allah ve Resulü tarafından irad olunan bu hutbe ve nasihatler tutulmadıkça cahiliye hortlayacak. Şeytanlar, cinler şimdi olduğu gibi insanları saracak, insanları teslim alacak, cahiliye başlayacak, insanlar Tağuti Sisteme razı olacak… Diyanetiniz de razı olacak, Âlimler susturulacak, şeytanlar onları da kaplayacak. Âlim olarak hutbeye çıkacak, Papaz olarak hutbeden aşağı inecek, çöplüğüne dönecek çöplenecek. Bütün ışıkları sönecek yalnız biri...

“Ey iman edenler! İman edin ki; kurtuluşa erişebilesiniz.” Büyük bir uçurumun kenarındasınız “Allah’ın ipine sımsıkı sarılın.” Deme bu da mundardır, nice derde deva ola.

Yeryüzünde bir fitne fesat kalmayana kadar mücadelemiz devam edecektir.

Hayrlı Cumalar, sevgiler saygılar.

 

Hak ve Hakikat Partisi Genel Başkanı

Dursun GÜNEŞ – Seyyid Muhammed Ali

05 Mayıs 2017 – Ankara



Paylaş |                                         Yorum Yaz - Arşiv   439 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın