Ana Menü
· Genel Başkan
· Kurucu Üyeler
· Teşkilatımız
· Tüzük
· Parti Programı
· Parti Logosu
· Bildiriler
· Üyelik Başvurusu
· Dosyalar
· Resim Galerisi
· Arama
· Ziyaretçi Defteri
· Videolar
Üye Girişi
Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.
Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
İncelemeler: Genel Başkan Dursun GÜNEŞ
BİR GEMİ KALKAR BU LİMANDAN
Hak ve Hakikat Partisi olarak biz bir gemi bina ettik ve limana çektik. Bu kurtuluş gemisine bütün halkımız davetlidir. “Gelen gelsin saadetle giden gitsin selametle.” Gelene niçin geldin demeyiz. Gidene de niçin gittin demeyiz. Resülullah efendimiz hadisi şerifte şöyle buyuruyor: “-Öyle zaman gelir ki insanlar akşama kadar Müslüman, akşam kâfir olur. Akşam Müslüman sabahleyin kâfir olur. Ashap sordu: -Nasıl olur ya resülallah? —Onlar dünyayı hakka tercih ederler buyurdu. Şu bir gerçektir ki bazı insanlar haktan yüz çevirir de batıla yönelir. Bazı insanlarda hidayete erişip hakka yönelirler.”
Hak ve hakikat partisi ne sağda ne de solda müstakim yolda demokrat olacak. Bütün insanlara eşit davranacaktır. Şimdiye kadar sağcısı ve solcusu insanlara hep siyasi olarak yaklaşarak sağ sol kavgalarına neden olmuş. Birçok kardeşkanı akıtılmıştır.
Ülke genelinde eğitim öğretim alt yapı sorunları hastaneler disiplin olmak üzere yeniden yapılanmalıdır. Sevgi, saygı ve hoşgörü şiddetin yerini almalıdır, kardeşlik bağları kurulmalıdır. Aksi halde bu yaklaşımlar ateşi daha da artırır.
Yasalar coğrafya üzerine kurulmamalı bütün geneli kapsamalıdır. Hiç bir kimse unutulmamalı yasalar çalışmalıdır. Ergenekon davasında yasaların çalışmadığını, devre dışı kaldığını, ne tür oyunların oynandığını kamuoyu neticesini esefle bekliyor. Böyle gölge karanlıkta bırakılan Türkiye, bu yasalar ile düzelemez. İç ve diş düşmanlar işin dozajını artırıyor. Avrupa uyum yasası içerisinde Ergenekon’un ayağı kesildiği tarzda yasal olarak PKK mı var? Siyasi hak verilen PKK uyum yasası çerçevesinde bir takım yatırımlar ile desteklenecek mi? Kandil dağına çıkamayanlar yasalar ile PKK’yı nasıl önleyecekler? Hak ve Hakikat Patisinin endişeleri var bu konuda
Marmara Denizi ve Karadeniz’de biriken harp gemileri, Irak için alınan teskere gibi bölgeyi tehdit etmektedir. Siyonizm yollarını açanlar, Türk ulusunun çıkar ve amaçları doğrultusunda hareket etmeli değil midirler? Hükümet olalı Avrupa’ya endeksli olan demokratik çıkış yolları arayan, Avrupalı olmayan Türk milletine boşa zaman geçirtmekte, evdeki bulgurdan olan hükümet Kafkasları kaybetmiştir.
Zengini daha çok zengin yapan hükümet, fakiri daha çok fakirleştirmiş, fakirleri ipotek altına almış işsizliğe bir çare bulamamıştır.
Hak ve Hakikat Partisi bu hastayı teşhis etmiş. Hasta kangren halinde her an kolunu bacağını kestire bilir. İsrail’in durumuna düşe bilir. Çünkü İsrail hasta bir adam, Hastalığı her yana mikrop saçıyor. Bataklığı kurutma cihetine gidilebilir. Türkiye’nin önüne böyle bir harita koyulduğunu biliyoruz. Kürt sorunu ortaya bunun için atılmıştır. Yabancıya mal mülk satılma kanunuda bunun için çıkarılmıştır. Yurdun çeşitli bölgelerinde satılan arazi toplandığında bir İsrail meydana getirecek durumda. Bazı Yahudi asıllı iş adamlarını da içine katarsanız tehlike daha da büyür.
Sözde ermeni soykırımı yasa tasarısını çıkaranlar bu hükümet ile Avrupa uyum yasası adı altında zemin hazırlanmaktadır. Böyle sinsi planların yurdumuzun üzerinde cereyan etmesini Hak ve Hakikat Partisi olarak endişeyle karşılamaktayız.
İdam sehpasında olan bu hükümet kavuğunu önüne alıp düşünmeli. Her gün can çekişmektense, devletin ve milletin menfaatine göre ağırlığını koymalı kısa vadede bu sehpadan kurtulmalıdır. Yoksa Hak ve Hakikat Partisi geliyor ipini çekecek. Yolcular gemiye binmeye başladı.
Türkiye’nin birçok sorunu olduğunu biliyoruz. Bu sorunlar ciddi sorunlardır. Ciddiyetle üzerine gidilirse sorun olmaktan çıkar.
Yaser Arafat gibi servet toplayıp Allah (c.c) yolunda harcamayıp, devletin parasını hanıma servet bırakanlar, devlet idaresinde ciddi olamaz ciddi adım atamazlar.
Hak ve Hakikat Partisi inandığı dava uğruna “Mülk-ü Süleyman” eşiğine baş koyarak sandukasını hazırlamış. Yularını boynuna takmış yük taşıyan merkep gibi semere hazırlanıyor. Bu yükün ağırlığını biliyor. Yükü üzerine konacak zamanı bekliyor. Bu yükü taşımak isteyen sağlam derdimize ortak olmak isteyen dertlilere ihtiyaç var. Allah’ın selamı üzerinize olsun.
Hak ve Hakikat Partisi Genel Başkanı
Dursun güneş
Hak ve Hakikat Partisi
Doğudan Batıya gelen biziz biz
Yerler sallanıyor, küfür korkuda
Topraktan fışkıran şüheda biziz biz
Bir söz söyleyem ki, ahbarın ola
Yedi devlette namudar ola
Yaktığın lamba payidar ola
Cehalete yanan lamba biziz biz.
Şair söz söylersin aklın başında
Sen nerde ararsın durur karşında
Toprağında, sofrasında, aşında
Kazana düşen damla biziz biz.
Yazılan yazıdır, asla bozulmaz
Aslı pak olanlar yolundan azmaz
Temeli şehadet olanlar korkmaz
Şehadete kanan biziz biz
Dursun u söylüyor ilham kaynağım
Evliya omuzunda durur ayağım
Alemi boyaya yeter boyağım
Aşkı sevda ile gelen biziz biz.
Güneş; şefkat ve merhametin sembolü olup, ayrım yapmadan herkesin üzerine doğar.
Hilal; yükseliş, özgürlük ve bağımsızlığın sembolüdür.
Yeşil zemin; tevazu ve alçak gönüllü olmanın sembolüdür.
Siyaset şu 3 şey için yapılır:
1-Şan şöhret
2-Servet
3-Kişi inandığı ideoloji için siyaset yapar
Biz siyaseti şan, şöhret ve servet için değil inandığımız ideoloji için yapacağız.
Siyaseti tek başına gaye olmaktan çıkartıp, milletimize hizmetin bir vasıtası olacağını vaad ediyoruz.
Küçük bir azınlığın menfaatini ön planda tutan, ülküsüz ve kararsız bir anlayışa sahip siyasete dur demek için siyasete karar verdik.
Yüce milletimizin tarih boyunca insanlığa medeniyet ve huzur vermiş özelliklerini rehber edinen, adaletli, mutlu bir toplum kurmayı amaçlayan, milli iradeyi hâkim kılma amacı güden, gücünü milletin iradesinden alan siyasi partiye ihtiyaç olduğu apaçık ortadır. Allah’ın izniyle niyetimiz milletimizin beklediği iktidar olmak ve şerefle dolu yeni bir tarih başlatmak için Hak ve Hakikat partisini kurduk.
Siyaset alanında örnek bir parti olacağız. Yeniden Osmanlı’yı imar edeceğiz. Osmanlı gibi çağ kapatıp yeni bir çağ açacağız.
Milli ve manevi değerleri ile tarih boyunca şanlı mazisi olan milletimize yeni bir ufuk açmak amacıyla bu partiyi milletin siyasi hayatına arz ediyoruz. Büyük devlet, büyük millet, sade, samimi ve ulvi bir manevi hayat, bayındır bir ülke, sanayileşmiş bir vatan, müreffeh insan ve Türkiye’nin modern dünyada sorumluğunun tam idraki içinde, özgürlük, adalet, barış, kardeşlik ve bölünmez birlik tartışılmaz bütünlük ve kültür değerlerine sahip bir toplum halinde yükselmek amacımızdır.
Biz seviyeli bir siyaset bozulan ahlak düzeni içerisinde kirletilmiş bir siyaset havuzunda kirletilmeden Hak ve Hakikatin temsilcisi olacağız.
Ey! İman edenler ALLAH’tan korkun doğrularla beraber olun. Doğru ve ilkeli insanlarla beraber olacağız.
Bu siyasi hayatımızda kol kola gireceğimiz ve meydanlara yürüyeceğimiz insanlarla Hakk’kın ve Halkın savunucusu olacağız. Bütün kötülüklerin karşısında duracağız zalime boyun eğmeyeceğiz. Hiçbir kınayıcının kınamasına da aldırış etmeyeceğiz. Hak ve Hakikattan taviz vermeyeceğiz.
Siyasete tertemiz başladığımız gibi şerefimizi koruyacağız. Seviyesiz bir siyasete bulaşmayacağız.
Allah (cc) insanı en güzel şekilde yaratmıştır. Onun için insanlar en güzel şeylere layıktır. Yaratılmışların en şereflisi insanın değerlerinden olan tanımak, sevmek ve güvenmek konusunda, biz insanlarımızı tanıyoruz, inanıyoruz ki insanlarımız da bizi tanıyorlar, insanlarımızı seviyoruz, inanıyoruz ki insanlarımız da bizi sevecek. Milletimizin engin irfanına güveniyoruz. Milletimiz de bizim samimiyetimize güvenecektir
İnsan hak ve özgürlüklerini her şeyin üstünde tutuyoruz. Bunun için demokrasinin vazgeçilmez bir unsur olduğuna inanıyoruz. Demokratikleşme süreci içerisinde Hak ve Hakikat partisi üzerine düşeni yapacaktır.
Bunun içindir ki 28 Şubat karalarına bir son verilmelidir. Demokrasi muhakkak hayata geçirilmelidir.
Halka hizmet Hakka hizmet olduğunun bilincinde olan bizler tüm insanlığı Hak ve Hakikat partisine davet ediyoruz. Din, dil, ırk, cemaat ve cemiyet ayırımı gözetmeden herkesi bu çatı altında toplanmaya davet ediyoruz.
Hak ve Hakikat Partisini kurup sunmak bizden, teveccüh ve takdir milletimizden, tevfik Yüce Allah’tandır.
HAK VE HAKİKAT PARTİSİ
GENEL BAŞKANI
İNSAN FITRATI - İNSANIN BİLDİĞİ VE BİLMEDİKLERİ
Yaradılış sebebiyle muhtaç olarak yaratılan insanoğlu; muhtaç olduğu şeyleri elde etmek için çaba harcar. İtikadî meselelerde hep ihtiyaç sahibidir. Sosyal hayatını sürdürebilmesi için maddeye ihtiyacı vardır. Bu İhtiyacını temin etmeye çalışan insanlar bazen maksadını aşar, aşırı bir şekilde ihtirasa düşer hırsa kapılır. Daha çok zengin olmak isterler. Doymak bilmezler. Onlara Bir vadi altın verseniz onu alırlar, ikinci vadiyi aramaya başlarlar. Bu insanlar maddeye yönelince maneviyatını kaybederler. Bazı insanlarda şan şöhret peşine düşerler. Buda insan için ikinci bir afattır. Bunların peşinden bütün kötülükler sıralanır. Onlardan insanlık beklemek yanlış olur. Çünkü onlar için Allah’u Teala “Ahazap suresin 179. ayetinde şöyle buyuruyor. “Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.”
İnsan en güzel bir şekilde yaratılmıştır. Hz. Allah “Tin” suresi 4 ve 5. ayetlerinde şöyle buyuruyor. “Biz insanı en güzel şekilde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.” İnsanoğlu yaratılış gayesine uyduğu müddetçe insan olur. Yaradılış gayesinin dışına taşınca insanlığını kaybeden canavar olur. Ahlaken bozulmuş olan bu millet Ahlak seviyesini yükseltmelidir. O zaman bütün kötülükler ortadan kalkar yerini barış ve huzur alır.
Nitekim Yüce Allah Nahl suresi 90. ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”
İslam medeniyetini ortadan kaldırmak isteyen, Medeniyet canavarı! Hiroşima’ya atom bombası atanlar! Haçlı seferi düzenleyenler! Orta doğuyu kan gölü haline çevirenler! Bu memlekette fitne üretenler! Kardeşi kardeşe düşürenler! Kendi çıkarları doğrultusunda haraket edenler! İnsan kanı emen canavar caniler! Medeni olamazlar ancak medeniyet canavarı olurlar.
Allah’u Teala Maide suresi 8. ayetinde şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler, adil şahitler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.”
11 Eylül’ü bahane edip haçlı seferleri düzenleyen, orta doğu projesi doğrultusunda İslam devletlerini birer birer işgal eden, gözü dönmüş caniler. Tarih boyunca lanetleneceklerdir. Bizim bu gidişten endişemiz var. Satılan memleketimizden endişemiz var. Orta doğudan endişemiz var. Balkanlardan endişemiz var. Kafkaslardan endişemiz var. Memleketin gidişatından endişemiz var.
HAK VE HAKİKAT PARTİSİ bu gidişin karşısında olacak, tarihinden utanmayacak, destanlar yazacak. Bizim için ne doğu, nede batı şanlı bir geçmişimiz var. Tarihe bakın Allah’tan korkun! Bu gidiş nereye? Yüce Allah Bakara suresi 120. ayette şöyle buyuruyor “Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” Yıllardır Avrupa peşinde koşan Türkiye, sömürülmekten bir türlü kurtulamamış. Hasta yatağından kalkamamış, derdine bir türlü çare bulamamıştır. Babalarının çiftliği gibi memleketi satmaya karar vermişler. Bu çiftliğin varisleri size bunun hesabını soracaklarını hiç düşünmediniz mi? HAK VE HAKİKAT PARTİSİ bunun hesabını sormaya geldi. Bu dertlere çare olmaya geldi.
Kirli eller elini uzattığı her şeyi kirletirler. Sağ olsun, sol olsun siyaset kavramında hepsi kirlenmişler. Anayasaları dahi kirli, orada yıkanıp temizlenemediler. Hangi kurum ve kuruluş temiz olabilir. Hep aynı suda yüzüyorlar. Bize soruyorlar: “Hocam siyaset kirli, bu havuza nasıl gireceksiniz? Siz şerefli haysiyetli bir şahsiyetsiniz yazık olur hocam.” Haliçte kirliydi amma bazı çalışmalar nedeniyle kısmen temizlendi. Eğer daha iyi bir proje gerçekleşseydi daha çok temizlene bilirdi.
HAK VE HAKİKAT PARTİSİNİN Üzerinde hakkın elinden başka el yoktur. Hiç bir kirli el bize dokunamayacak bizi kirletemeyecek. İnsan fıtratına uygun bir sistem içerisinde hayatımızı sürdüreceğiz. Hak ve hakikatten ayrılmayacağız. İnsanımızı “HAK VE HAKİKATE” çağıracağız bu görevimizi öz veriyle yapacağız. Dertlerimizi biliyoruz ona göre projeler üretiyoruz. Boş işler ile uğraşmayacağız boşa dolaşmayacağız. Boş hayallere kapılmayacağız. Yıllardır boş hayal peşinde koşanlar. Hayallerinin yıkılmasını bile istemiyorlar. Bu dünyaya baki olarak bakıyorlar. Dünya kendilerinin olacak sanıyorlar. Saltanat devri yaşıyorlar. Hangi saltanat baki kaldiki bunlarda baki kalsın. Nitekim Hazreti Allah Habibine şöyle sesleniyor Âl-i İmran suresi 26. ayetinde “(Resulüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.”
Nusret yüce Allah’tan. Ham demir paslanır çalışan demir pas tutmaz. Ağrı dağı her ne kadarda yüksek olsa dağcılar zirveye ulaşırlar. Biz zirveye tırmanacağız. Biz Hakkı konuşacağız ve üreten bir parti olacağız. Yolda kalmayacağız. Tabure partisi olmayacağız. Emanete talip olacağız. Allah mülkü dilediğine verir.
Dünya çabuk değişiyor bu değişikliklere adım uyduracağız. Çağın gerisinde kalmayacağız. Ülkemiz ve milletimiz için çalışacağız.
Kanunu bir sefer yapacağız. Ülke mozaiğini biliyoruz. Her rengini seviyoruz rengimize renk katan bayrağın altında gölgeleniyoruz. Bunun üzerinde başka gölgelerin dolaşmasını istemiyoruz. Başka gölgelerin üzerimizde dolaşması bize ar gelir. Bu bayrak altında bu mozaiğe göre karanlıklar arkasında kalmadan alenen mozaiğimize uygun bir anayasa yapacağız. Aziz milletimizin üstüne güneş gibi eşit doğacağız. Halkımızı şefkat ve merhametle kucaklayacağız. Yıllardır çektikleri azaptan kurtaracağız. Ayasofya’yı ibadete açacağız. Ortak bir akıl bulacağız. Hiç kimsenin ibadetine karışmayacağız.
Allah’u Teala Kafirun süresinde şöyle buyuruyor:
Rahman ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla…
1. Ey Muhammed! De ki: "Ey kâfirler!
2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
3. "Benim taptığıma da sizler tapmazsınız."
4. "Ben de sizin taptığınıza tapacak dağîlim."
5. "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
6. "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."
Laikliği açacağız bir takım insanların tekelinde bırakmayacağız. Bu mozaiğin üzerinde gezen, hepsini koruyan, hiç birisinin kırılmasına müsade etmeyen. Onları cilalayıp parlatan işler hale getiren, milletiyle övünen, milletine güvenen, gücünü milletten alan laik demokratik bir sistem anlayışı.
Türkiye doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle, Lazıyla, Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle, Abhazıyla bir mozaiği temsil eder. İnsanda bir vücut misali kimi baş olur. Kimi ayak, kimi kol, kimi bacak olur. Her hangi bir azası olmayan insan özürlü insandır. Herhangi bir azanızı yok sayarsanız bu sizin noksan görüşünüzden kaynaklanır. Türkiye’nin %80 tesettür içerisinde yaşamlarını sürdürürler. %90 Müslüman olarak bu mozaiği teşkil eder. Çağ dışı deyipte bu mozaiği bozma hakkın var mı?
Efendiler, Beyler, dış mihrakların teshirinde kalarak bu Aziz Milletin kaderiyle oynamayalım. Aklıselim olalım. Aklıselim kararlar alalım. Bu memleketin menfaatine çalışalım. Memleketin menfaatlerini kendi menfaatimizin üstünde tutalım. Ülkemizi bu kısır çekişmelerden kurtaralım. Marifetlerimizi ortaya koyalım, projeler üretelim. İşsizliğe çare bulalım. Bu hasta adamı yataktan kaldıralım. Mehmet Akif’in şiirine kulak verelim.
Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın
Siper et göğsünü dursun bu hayâsızca akın
Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,
Kim bilir belki yarın belki yarından da daha yakın.
Memleketimizi bu hayâsız akından kurtaralım. Bu belayı önleyelim. Yarın Araplar gibi bağırıp sızlamayalım. Dağlara kaçmayalım. Siyonizm’in sinsi planlarına tezgâh olmayalım. Bu alçaklara topraklarımızı satmayalım. Atatürk Düşünce Derneği, Ergenekon gibi, yurdumuzda kargaşa çıkarmayalım. Bu kargaşaları önleyelim.
İnsan ahlak seviyesinin tabana vurduğu şu günlerde Güney Oset ya da insanlık dramı yaşanırken leş kargaları Gürcistan’da çıkar peşinde. Gürcistan’a saldıran Rusya, ABD’yi orada görmek istemiyor. Gürcüleri kontrol altında tutmak istiyor. Gürcistan’ı ikiye ayıra bilirler. Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü isteyen Türkiye, coğrafya itibari ile komşu ülke Gürcistan’a sahip çıkmalı çakallara bırakmamalıdır. Yoksa bu ateş sınırımıza dayanabilir. Yangın bize de sıçraya bilir. Türkiye’nin menfaatleri zedelenebilir.
Türkiye ile çapraz ilişkisi olan Rusya, Orta Doğuya karşı Kafkasları işgal edebilir. Bu süreç üçüncü dünya harbine zemin hazırlamaktadır. Orta Doğu projesi Amerika’nın sonunu hazırlar. Rusya’da yeni girdi bu işe. O da bu savaştan karlı çıkamaz. Zafer Mehdi’yi Resulündür.
Verilen işaretlere göre zaman yaklaşmaktadır. Seksenden beri hayatını sürdüren maneviyat harmanı içerisinde dünyayı sevk ve idare eden “Halifetullah” manevi ruhu ile nizamı intizamı kurmaya hazırlanıyor. Çeyrek asırda yangınlar, felaketler son bularak dünya bütün ağırlıklarını dışarı atacak. Küçük kıvılcımlar büyük yangınların habercisidir.
Sen sefayı ne bilirsin cevr-i cefa çekmedin ki
Sen vefayı ne bilirsin Hakk’a boyun eğmedin ki
Daha kadınlarda gözün haktan ayrı kaldı özün
Niçin tesir etmez sözün bu düğümü çözmedin ki
Haydı yolun hayır ola sakın bakma sağa sola
Halk ile gel gir kol kola daha yaprak dökmedin ki
Pirimizdir hakkı toprak hak ile ol yaprak yaprak
Boşa emek verme ahmak Azrail’i görmedin ki
Sarık sarmadın başına çalışma boşu boşuna
Yaptığın çıkar karşına daha cevap vermedin ki
Sorarlar bir gün ya kimsin Dursûnî buna ne desin
Bitiyor arzu hevesin sen kendine gelmedin ki.
KAPATILAN AKP
KAPATILDI MI? KAPATILMADI MI?
Maide suresi 51-ayet) Ey iman edenler. Yahudi ve Hristiyanların evliyalarını evliya edinmeyin. Onlar kendilerinin evliyasıdır. (Sonra gelen şeriatı kabul ettikten sonra , evvelki şeriattaki evliyalar senin şeriatından lütfedilmiş evliya değildir. Kendi evliyana tabii ol.Geri döndüğünüz zaman evvelki şeriate dönüşünle nefsinize zulüm etmiş olursunuz.) Allah zalimler toplumuna yol göstermez."(Maide suresi 52-ayet) 52. İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.(Dinleri başka olanlar özellikle Yahudiler ve Hiristiyanlar Müslümanların dostu olmazlar; onlar ancak birbirinin dostu olur, birbirini desteklerler. Zaman zaman Müslümanlara yaklaşmaları, kendi menfaatleri bunu gerektirdiği içindir. Müslümanların bunu unutmamaları ve kendi aralarındaki dostluğu güçlendirmeleri zaruridir. Müslümanların aralarına sızan iki yüzlüler, felaket tellallığı yaparak onların, kafirlere yöneltmek isterler; iman ehlinin bunlardan da sakınması gerekmektedir. Bunu başka dinden olan kafirler ile Müslümanların içinde bulunan münafıklardan başka bir de mürtetler vardır; bunlar, evvelce Müslüman oldukları halde sonradan dinden dönen, İslamı terk eden bedbaht kişilerdir. Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanından beri İslam dünyasında az da olsa irtidad olayları olmuş, bazı şahıs veya gruplar İslamı terk etmişlerdir. Ancak bunların, islamın yayılmasına ve yaşamasına hiçbir zararı olmamış, Allah’ın cihanı aydınlatmak için yaktığı meşale her geçen gün biraz daha kuvvetlenerek yanmış ve ışıklarını beş kıtaya ulaştırmıştır.)(Maide suresi 53-ayet) 53. (O zaman) iman edenler derler ki: “Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin edenler şunlar mı?” Bunların çabaları boşa çıkmıştır. Böylece ziyan edenler olmuşlardır.(Maide suresi 54-ayet) 54. Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.(tarih boyunca birçok toplum islamın bayraktarlığını yapmış, onun bayrağı hiç yere düşürmemiştir. İnsanlar yeryüzünde yaşadıkları müddetçe de İslam ümmetinden bir topluluk daima hakkı ayakta tutacak ve bayrağı taşıyacaktır.)
(Maide suresi 55-ayet) 55. Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir.Sen onların dinine uymadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla razı olmazlar. (Bakara Süresi; 120. ayet)
Haçlı seferlerini gerçekleştiren Yahudi ve Hıristiyanlar Ortadoğu projesini gerçekleştirmek için ne istedi ve ne vaat aldılar. Kıl üzerinde AKP tuttular. İdam sehpasında olan AKP bu sehpadan kurtulabilir mi? Ödün vererek yoluna devam edebilir mi? Bir AB Hükümeti olan AKP, bunu tabanına nasıl izah edecek? Yolunu şaşıran AKP.
DURSUN GÜNEŞ
HAK VE HAKİKAT PARTİSİ
GENEL BAŞKANI
DÜNYA BİR KİMLİK PEŞİNDE
DÜNYA BİR KİMLİK PEŞİNDE
Hak ve Hakikat Partisi bu gerçeğin yanında olacaktır.
HAK VE HAKİKAT PARTİSİ
GENEL BAŞKANI
ZALİMLER ZULUM EDERKEN
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla
ZALİMLER ZULUM EDERKEN
HAK VE HAKİKAT PARTİSİ
GENEL BAŞKANI
