“İstanbul mutlak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, Onu fetheden asker ne güzel askerdir” (Hadis-i Şerif)

Bir ruh!... Çağlar öncesinden çağlayan ve bizlere ulaşan bir ruh. Aslı pak nesli pak olah Hazreti Resulullah’ın (s.a.v) mübaret kelamı ile işaret ettiği ruh.

Fatih Sultan Mehmed Han’ın babası II.Murad Han bu müjde ile alakalı niyetini Hacı Bayram Veli Hazretlerine anlatınca, Hacı Bayram Veli “fetih bize değil (şehzade Mehmed’i kastederek) bu sabi ile bu köseye nasib olacaktır” buyurmuşlar ve fethi ikinci defa müjdelemişlerdir. Evliyaullahın bu müjdesine inanan ve gönül veren Murad Han, oğlunu o vuslat için yetiştirmiş ve bezetmiştir. Fatih Sultan Mehmed ömrünün sonuna kadar Allah Dostlarını yanından ayımamış ve onlara hürmet ve itibarda kusur etmemiştir. Bizzat kendisi “bizim evliyaya istinadımız vardır” buyurarak manevi önderlerinin izinden gittiğini, manen onlardan güç aldığını ve kendine ona göre yön çizdiğini beyan etmişlerdir. İstanbul’un Fethinden sonrada camiye çevirdiği ve fethe işaret olarak kendnden sonrakilere miras bıraktığı Ayasofya Camisinde kıdırdığı Cuma namazında, Resullullahı, Kabe’yi göremediği için namaza devam etmeyip aldığı üç tekbir, kendisininde manevi derecesini ortaya koymaktadır. Manen müjdelenen bir fetih elbette maneviyata ve ehlullaha yaslanarak mümkün olabilir.

Evet İstanbul Fatih Sutan Mehmed Han ve onun güzel askerleri tarafından 29 Mayıs 1453 tarihinde fethedildi ve bütün dünya bu fetihle yeni bir çağa geçti. Dünya kimlik değiştirdi, yön değiştirdi. Bu fethin varisleri olan bizlere, fethe ve fethi getiren hayat tarzına, çağ dışı denilse de, yeniden bir fetih ile müjdelenen İstanbul fethounacak ve Dünya yeniden bir altın çağa kavuşacaktır. Bizler “Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler,Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış)kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler. “(Ali İmran 170) ayetine iman ile Fatih’in ve güzel askerlerinin ölmediğine inanıyoruz. Evet bizler maneviyata sadece dışardan kıymet vermeyi ifade etmenin yeterli olmadığını yaşamanın gerektiğini biliyor ve yaşıyoruz. İnanıyoruzki İstanbul yeniden Fetholunacaktır!... Gönülden gönüle sıçrayarak çoğalan Hak ve Hakikat gönüllüleri dünyada yeni bir çağ hazırlamaktadırlar. HAK PARTİ Kurucu Genel Başkanı Sayın Dursun GÜNEŞ, tıpkı Fatih Sultan Mehmed gibi işin maneviyatla çözüleceğine ışık tutmuş ve islami yaşantısından dolayı “çağdışı” ilan edilme çabalarına rağmen, dünyada yeni bir çağ açılmasına vesle olacak bir adım atmıştır.

Zamanın, müslüman kanı ile dolmuş arzı üzerinde arzın ve arşın Rabbi Hazreti Allah’a (c.c.) gönül veren birileri hep olmuş ve hep olacaktır. Siyasi , sosyal yada maddi imkansızlıkların imana gölge olamayacağı ve imana sarılanın sonunda muzaffer olacağı tarihin bize öğrettiği bir gerçekken , kalbinde iman olan herkesin kendi gücü nisbetinde ona sarılması gerektiğine inanıyoruz. Biliyoruz ki Allah (c.c.) ona güvenenle birliktedir. Hak ve Hakikat Partisi bu ruh ile manevi  bir işaret üzerine kurulmuş ve Hacı Bayram Veli ‘nin işaret-i maneviyesine itimatla bir adım atmıştır. Bu tarihi adım bir müjde ile atılmıştır.İstanbul mutlak fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, Onu fetheden asker ne güzel askerdir”.

Bir ruh!... Çağlar öncesinden çağlayan ve bizlere ulaşan bir ruh. Aslı pak nesli pak olah Hazreti Resulullah’ın (s.a.v) mübaret kelamı ile işaret ettiği ruh. Hak ve Hakikat Partisi nin şiarı olan “Osmanlı Ruhu”...Fetih mubarek olsun.

 




0 Yorum - Yorum Yaz