Kuzey Irak Ve “Kürt Sorunu”

Rahman Ve Rahim Olan Allahın Adıyla Başlarım

Kuzey Irak’ta kurulmak istenen “Kürt Devleti” nin, kimler tarafından tezgâhlanıp hazırlandığına bir bakmalıyız. Kapitalist güçler, Siyonist İsrail’i kuzey Irak’a yayarak  siyonist İsrail-Ermenistan büyük projesinin bir ayağını oluşturmaktadırlar. Adına arz-ı mevut vaat edilen kutsal topraklar diyorlar. Orta doğu projesinin eş başkanı da Türkiye’nin  başbakanıdır. Bu proje Türkiye’nin güneydoğusunu da kapsamaktadır. Kürt sorunu bunun için ileri atılmıştır. “Büyük İsrail Projesi” ni gerçekleştirmek için, bu kutsal toprakların alınması gerekiyor. Türkiye bu projenin içinde görünüyor. Bunun içindir ki bölücü ermeni pkk bitirilmiyor, bitirilmek istenmiyor ve kamuoyu yanıltılıyor. Suni siyasetler ile geçiştiriliyor kanaatindeyim. Türkiye’deki siyaset böyle gelişiyor.

Türkiye ikiyüzlü olmamalıdır, saygınlığını korumalıdır. Bölgede barışa öncülük yapmalıdır. Bunu başkaları adına değil  kendi adına yapmalıdır.

Türkiye Irak’ın toprak  bütünlüğüne önem göstermelidir. Aksi halde kurulacak bir “Kürt Devleti”  Türkiye’yi büyük sıkıntılara sokacaktır.

Kuzey Irak’ta illa bir “Kürt Devleti” kurulması kaçınılmaz olursa, muhakkak kuzey Irak Türkmenleri orada  eşit haklara sahip olmalı ve Türkiyelin garantörlüğü  altında olmalıdır.  Ancak bu şartlarda kurulacak bir devleti Türkiye  tanıyabilir. Başka türlü kurulacak bir devlet yapısını kabul edemez. 

Bölücü ermeni örgütü pkk ile kan bağları olan peşmerge Barzani,  Orta Doğu Projesi eşbaşkanının, Siyonizm ve kapitalizmim himayesi altında Türkiye’ye kafa tutarak, bölücü terörist Pkk’yı savunarak yataklık ve lojistik destek sağlamaktan çekinmemektedir.

Orta Doğu Projesinin eş başkanı olan sayın başbakanın büyük hatalarından biriside “Kürt sorunu”nu ileri atarak gündeme taşımasıdır. Bunun kendi fikri ve düşüncesi olmadığına kanaat getiriyorum. Bölgenin “Kürt sorunu” diye bir sorunu yoktur. Bölgenin demokratik sorunları vardır, bunlar ele alınmalıdır. Kürtler Türkiye’nin her bölgesinde Türk milleti ile kardeşçe yaşamaktadırlar. Ara yere böyle nifak tohumları serpiştirmenin kimlere fayda sağlayacağı bilinmelidir ve bu gibi beyanatlardan kaçınılmalıdır. Sağ-sol kavgaları Kürt-Türk kavgasına dönüştürülmek istenmektedir.

Türkiye bunu iyi bilmelidir ki; bu yasalar ile Pkk önlenemez ve bu memlekette barış ve huzur sağlanamaz ve bu hükümet bu işi başaramaz. Bu hükümetin bu işi başarabilmesi için evvela muktedir olması ve bağımsız olması, dimdik Türk milletine yakışır bir şekilde ayakta durması, kendisini tanıması kendisine gelmesi gerekir. Yoksa ABD bu işi bitirmez, sana yol vermez, piyon olarak hem seni hem Pkk’yı kullanıyor.

Bunun için Türkiye bir aldanış içerisindedir, derhal çark etmelidir. Kendi kararını kendisi vermelidir ve pkkyı bitirmelidir. Gücünü dünyaya bir kere daha göstermelidir. Gerekirse kuzey Irak işgal edilmelidir, Türkiye o bölgede yeniden sınırlarını belirlemelidir. Ben olsam Bağdat’a girerim Türkiyelin bekası için gereklidir.

Hakkâri sınır karakolunun baskını büyük bir ihmalin neticesidir. İç ve diş düşmanların tezgâhına gelmeyelim. Su uyur düşman uyumaz bunu bilelim. Durumumuzu gözden geçirelim, nerede hata yapıyoruz nerede ihmalimiz var . Büyük bir gaf sınır karakollarının yerleri değişecekmişse parasızlıktan değişememiş. Sevgiler saygılar…

Şehitlerimize ALLAH’tan rahmet aziz Türk milletine başsağlığı dilerim.

                                                               

Dursun GÜNEŞ
Hak Ve Hakikat Partisi
Genel Başkanı

 




0 Yorum - Yorum Yaz