İNSAN FITRATI - İNSANIN BİLDİĞİ VE BİLMEDİKLERİ
 

Yaradılış sebebiyle muhtaç olarak yaratılan insanoğlu; muhtaç olduğu şeyleri elde etmek için çaba harcar. İtikadî meselelerde hep ihtiyaç sahibidir. Sosyal hayatını sürdürebilmesi için maddeye ihtiyacı vardır. Bu İhtiyacını temin etmeye çalışan insanlar bazen maksadını aşar, aşırı bir şekilde ihtirasa düşer hırsa kapılır. Daha çok zengin olmak isterler. Doymak bilmezler. Onlara Bir vadi altın verseniz onu alırlar, ikinci vadiyi aramaya başlarlar. Bu insanlar maddeye yönelince maneviyatını kaybederler. Bazı insanlarda şan şöhret peşine düşerler. Buda insan için ikinci bir afattır. Bunların peşinden bütün kötülükler sıralanır. Onlardan insanlık beklemek yanlış olur. Çünkü onlar için Allah’u Teala “Ahazap suresin 179. ayetinde şöyle buyuruyor.  “Andolsun, biz cinler ve insanlardan birçoğunu cehennem için yaratmışızdır. Onların kalpleri vardır, onlarla kavramazlar; gözleri vardır, onlarla görmezler; kulakları vardır, onlarla işitmezler. İşte onlar hayvanlar gibidir; hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.”


İnsan en güzel bir şekilde yaratılmıştır. Hz. Allah  “Tin” suresi 4 ve 5. ayetlerinde şöyle buyuruyor. “Biz insanı en güzel şekilde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik.” İnsanoğlu yaratılış gayesine uyduğu müddetçe insan olur. Yaradılış gayesinin dışına taşınca insanlığını kaybeden canavar olur. Ahlaken bozulmuş olan bu millet Ahlak seviyesini yükseltmelidir. O zaman bütün kötülükler ortadan kalkar yerini barış ve huzur alır.

Nitekim Yüce Allah Nahl suresi 90. ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor”

İslam medeniyetini ortadan kaldırmak isteyen, Medeniyet canavarı! Hiroşima’ya atom bombası atanlar! Haçlı seferi düzenleyenler! Orta doğuyu kan gölü haline çevirenler! Bu memlekette fitne üretenler! Kardeşi kardeşe düşürenler! Kendi çıkarları doğrultusunda haraket edenler! İnsan kanı emen canavar caniler! Medeni olamazlar ancak medeniyet canavarı olurlar.

Allah’u Teala Maide suresi 8. ayetinde şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler, adil şahitler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır.”

11 Eylül’ü bahane edip haçlı seferleri düzenleyen, orta doğu projesi doğrultusunda İslam devletlerini birer birer işgal eden, gözü dönmüş caniler. Tarih boyunca lanetleneceklerdir. Bizim bu gidişten endişemiz var. Satılan memleketimizden endişemiz var. Orta doğudan endişemiz var. Balkanlardan endişemiz var. Kafkaslardan endişemiz var. Memleketin gidişatından endişemiz var.

HAK VE HAKİKAT PARTİSİ bu gidişin karşısında olacak, tarihinden utanmayacak, destanlar yazacak. Bizim için ne doğu, nede batı şanlı bir geçmişimiz var.  Tarihe bakın Allah’tan korkun! Bu gidiş nereye?  Yüce Allah Bakara suresi 120. ayette şöyle buyuruyor “Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.”  Yıllardır Avrupa peşinde koşan Türkiye, sömürülmekten bir türlü kurtulamamış. Hasta yatağından kalkamamış, derdine bir türlü çare bulamamıştır. Babalarının çiftliği gibi memleketi satmaya karar vermişler. Bu çiftliğin varisleri size bunun hesabını soracaklarını hiç düşünmediniz mi? HAK VE HAKİKAT PARTİSİ bunun hesabını sormaya geldi. Bu dertlere çare olmaya geldi.

Kirli eller elini uzattığı her şeyi kirletirler. Sağ olsun, sol olsun siyaset kavramında hepsi kirlenmişler. Anayasaları dahi kirli, orada yıkanıp temizlenemediler. Hangi kurum ve kuruluş temiz olabilir. Hep aynı suda yüzüyorlar. Bize soruyorlar: “Hocam siyaset kirli, bu havuza nasıl gireceksiniz? Siz şerefli haysiyetli bir şahsiyetsiniz yazık olur hocam.” Haliçte kirliydi amma bazı çalışmalar nedeniyle kısmen temizlendi. Eğer daha iyi bir proje gerçekleşseydi daha çok temizlene bilirdi.

HAK VE HAKİKAT PARTİSİNİN Üzerinde hakkın elinden başka el yoktur. Hiç bir kirli el bize dokunamayacak bizi kirletemeyecek. İnsan fıtratına uygun bir sistem içerisinde hayatımızı sürdüreceğiz. Hak ve hakikatten ayrılmayacağız. İnsanımızı “HAK VE HAKİKATE” çağıracağız bu görevimizi öz veriyle yapacağız. Dertlerimizi biliyoruz ona göre projeler üretiyoruz. Boş işler ile uğraşmayacağız boşa dolaşmayacağız. Boş hayallere kapılmayacağız. Yıllardır boş hayal peşinde koşanlar. Hayallerinin yıkılmasını bile istemiyorlar. Bu dünyaya baki olarak bakıyorlar. Dünya kendilerinin olacak sanıyorlar. Saltanat devri yaşıyorlar. Hangi saltanat baki kaldiki bunlarda baki kalsın. Nitekim Hazreti Allah Habibine şöyle sesleniyor Âl-i İmran suresi 26. ayetinde “(Resulüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.”

Nusret yüce Allah’tan.  Ham demir paslanır çalışan demir pas tutmaz. Ağrı dağı her ne kadarda yüksek olsa dağcılar zirveye ulaşırlar. Biz zirveye tırmanacağız. Biz Hakkı konuşacağız ve üreten bir parti olacağız. Yolda kalmayacağız. Tabure partisi olmayacağız. Emanete talip olacağız. Allah mülkü dilediğine verir.

Dünya çabuk değişiyor bu değişikliklere adım uyduracağız. Çağın gerisinde kalmayacağız. Ülkemiz ve milletimiz için çalışacağız.

Kanunu bir sefer yapacağız. Ülke mozaiğini biliyoruz. Her rengini seviyoruz rengimize renk katan bayrağın altında gölgeleniyoruz. Bunun üzerinde başka gölgelerin dolaşmasını istemiyoruz. Başka gölgelerin üzerimizde dolaşması bize ar gelir. Bu bayrak altında bu mozaiğe göre karanlıklar arkasında kalmadan alenen mozaiğimize uygun bir anayasa yapacağız. Aziz milletimizin üstüne güneş gibi eşit doğacağız. Halkımızı şefkat ve merhametle kucaklayacağız. Yıllardır çektikleri azaptan kurtaracağız. Ayasofya’yı ibadete açacağız. Ortak bir akıl bulacağız. Hiç kimsenin ibadetine karışmayacağız.

Allah’u Teala Kafirun süresinde şöyle buyuruyor:

Rahman ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla…
1. Ey Muhammed! De ki: "Ey kâfirler!
2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
3. "Benim taptığıma da sizler tapmazsınız."
4. "Ben de sizin taptığınıza tapacak dağîlim."
5. "Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
6. "Sizin dininiz size, benim dinim banadır."

Laikliği açacağız bir takım insanların tekelinde bırakmayacağız. Bu mozaiğin üzerinde gezen, hepsini koruyan,  hiç birisinin kırılmasına müsade etmeyen. Onları cilalayıp parlatan işler hale getiren, milletiyle övünen, milletine güvenen, gücünü milletten alan laik demokratik bir sistem anlayışı.          

Türkiye doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle, Lazıyla, Kürdüyle, Türküyle, Çerkeziyle, Abhazıyla bir mozaiği temsil eder. İnsanda bir vücut misali kimi baş olur. Kimi ayak, kimi kol, kimi bacak olur. Her hangi bir azası olmayan insan özürlü insandır. Herhangi bir azanızı yok sayarsanız bu sizin noksan görüşünüzden kaynaklanır. Türkiye’nin %80 tesettür içerisinde yaşamlarını sürdürürler. %90 Müslüman olarak bu mozaiği teşkil eder. Çağ dışı deyipte bu mozaiği bozma hakkın var mı?

Efendiler, Beyler, dış mihrakların teshirinde kalarak bu Aziz Milletin kaderiyle oynamayalım. Aklıselim olalım. Aklıselim kararlar alalım. Bu memleketin menfaatine çalışalım. Memleketin menfaatlerini kendi menfaatimizin üstünde tutalım. Ülkemizi bu kısır çekişmelerden kurtaralım. Marifetlerimizi ortaya koyalım, projeler üretelim. İşsizliğe çare bulalım. Bu hasta adamı yataktan kaldıralım. Mehmet Akif’in şiirine kulak verelim.

Arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın

Siper et göğsünü dursun bu hayâsızca akın

Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk'ın,

Kim bilir belki yarın belki yarından da daha yakın.  

Memleketimizi bu hayâsız akından kurtaralım. Bu belayı önleyelim. Yarın Araplar gibi bağırıp sızlamayalım. Dağlara kaçmayalım. Siyonizm’in sinsi planlarına tezgâh olmayalım. Bu alçaklara topraklarımızı satmayalım. Atatürk Düşünce Derneği, Ergenekon gibi, yurdumuzda kargaşa çıkarmayalım. Bu kargaşaları önleyelim.

İnsan ahlak seviyesinin tabana vurduğu şu günlerde Güney Oset ya da insanlık dramı yaşanırken leş kargaları Gürcistan’da çıkar peşinde. Gürcistan’a saldıran Rusya, ABD’yi orada görmek istemiyor. Gürcüleri kontrol altında tutmak istiyor. Gürcistan’ı ikiye ayıra bilirler. Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü isteyen Türkiye, coğrafya itibari ile komşu ülke Gürcistan’a sahip çıkmalı çakallara bırakmamalıdır. Yoksa bu ateş sınırımıza dayanabilir. Yangın bize de sıçraya bilir. Türkiye’nin menfaatleri zedelenebilir.

Türkiye ile çapraz ilişkisi olan Rusya, Orta Doğuya karşı Kafkasları işgal edebilir. Bu süreç üçüncü dünya harbine zemin hazırlamaktadır. Orta Doğu projesi Amerika’nın sonunu hazırlar. Rusya’da yeni girdi bu işe. O da bu savaştan karlı çıkamaz. Zafer Mehdi’yi Resulündür.

Verilen işaretlere göre zaman yaklaşmaktadır.  Seksenden beri hayatını sürdüren maneviyat harmanı içerisinde dünyayı sevk ve idare eden “Halifetullah” manevi ruhu ile nizamı intizamı kurmaya hazırlanıyor. Çeyrek asırda yangınlar, felaketler son bularak dünya bütün ağırlıklarını dışarı atacak. Küçük kıvılcımlar büyük yangınların habercisidir.

 

Sen sefayı ne bilirsin cevr-i cefa çekmedin ki
Sen vefayı ne bilirsin Hakk’a boyun eğmedin ki
 
Daha kadınlarda gözün haktan ayrı kaldı özün
Niçin tesir etmez sözün bu düğümü çözmedin ki
   
Haydı yolun hayır ola sakın bakma sağa sola
Halk ile gel gir kol kola daha yaprak dökmedin ki
 
Pirimizdir hakkı toprak hak ile ol yaprak yaprak
Boşa emek verme ahmak Azrail’i görmedin ki
 
Sarık sarmadın başına çalışma boşu boşuna
Yaptığın çıkar karşına daha cevap vermedin ki
 
Sorarlar bir gün ya kimsin Dursûnî buna ne desin
Bitiyor arzu hevesin sen kendine gelmedin ki. 



0 Yorum - Yorum Yaz