Zuhurat

ZUHURAT

Hazreti Mehdi, Deccal, Küresel Kriz. Ateşlerin yanıp dumanların yükselmesi, İslami esasların ortadan kalkarak cehaletin üremesi, âlimlerin susması, fitne fücurun yayılması.

Kıymetli kardeşlerim, bu yazmış olduklarımın hepsini hadis kaynaklarında bulabilirsiniz. Deccalın zuhuratı hakkında, ’’İslam’ın usulleri teker teker bozulacak ve halkı delalete düşürücü hükümet adamları çıkacak ve ondan sonra onların üzerine üç deccal gelecek’’ Huzeyfe(r.a)

Bunlardan birisi bölücü terör örgütü APO dur. Koyun sürüsü gibi insanlar peşine akacak onları hipnotize yaparak etkileyecek, bu sürülere her ne söylerse onu yaptıracak, deccal bir adaya konulacak. En son Mehdi Resul onu bulacak. Bu Türkiye’nin başının belasıdır. Türkiye bu caniyi besliyor, bunun içinde günde 200 000 TL para harcıyor. Global krize rağmen ayakta duruyor, Türkiye bu caniyi koruyor. Bir ikincisi onu besliyor, ipi boynuna atamıyor, korkuyor. Bu belayı ihale aldılar. Filistin için kahramanlık yapmaya kalkanlar memlekette akan kanlara bir baksınlar. 80 000, 90 000 i geçip fitneler türedi. Ulusal basın, yazarlar, medya ayağı, Apocular, kanaat önderleri, siyasetçi birtakım insanlar ve deccalın avaneleri yeni bir senaryo başlattı; Kemal Kılıçdaroğlu.

Hak ile batılın savaşı gibi yeryüzü bu fitneyi nasıl çekecek, saflar netleşiyor; Kemaller zinciri, önümüze şu gelir.

’’Ahir zamanda ümmetin üzerine şiddetli bir bela zuhur eder, bundan ancak iki sınıf kurtulur; Birincisi Allah’ın dinini tanır ve onun için lisanen ve kalbi ile mücadele eder.  İkincisi ise dinini anlamış dinlemiş ve tasdik etmiştir. Cahil kalanlar bu belada tehlikededir.’’ Hz. Ömer (r.a)

Hak ve Hakikat Partisi bu belaya karşı Allah’ın dinini tanır, onun için lisanen ve kalben mücadele eder. Ortada fitne fücur kalmayıp din Allah’ın oluncaya kadar

Cehalet Allah’ın dininden uzaklaşmaktır. Son zamanlarda artan cehalet, sessiz kalan imamlar, kendisini dahi aydınlatamayan Diyanet.

Hak ve Hakikat Partisi meşalesi yandıkça, güneş gibi insanların üstüne doğdukça, karanlıklar birer birer ortadan kaybolur gider, daha kimse bu ülkeyi karartamaz. Hiç kimse bizimle oynayamaz, orak çekiç devri geçti, bitti artık.

Sayın Tayyip Erdoğan Hükümeti Kürt Açılımını aşamadı, açamadı. PKK nın siyasi ayağı ile masaya oturdu, Kürtlerin temsilcisi gözüyle baktı, birinci yanlışı burada. Onlarda adayı gösterince kendisine yol haritası verildi. İstemeden de olsa bölücü terör örgütü PKK propagandası yapıldı. Terör şımartıldı, inisiyatifin elinde olduğu hissine kapıldı, şimdi kendisini kanıtlamaya çalışıyor. Hükümetin yanlış politikalarından bir diğeri de; kuyruğu ile oynaması, Yahudi ve Nasaraları dost edinmesi ve Davos’a toslayarak dostları ile karşı karşıya gelmesi. Bu yanlış politika terörü fişekledi, solu ayağa dikti, kıyasıya mücadele başladı. Her ne pahasına olursa olsun bu hükümet yıkılmalı yerine anti laik Ergenekon zihniyeti yerleşmeli ve istiklal mahkemeleri yeniden kurulmalı. Ermeni terör örgütü yanında, alevi terör bu işi ihale aldı. Ak Partinin at oynatabilmesi artık çok zor. Halk desteğini sürdürüyor ama görünen o ki yanlış politikaların kurbanı olacak. Radikal İslam kendisinden ayrılacak ve Hak ve Hakikat Partisinin yanında yer alacak.

Hak ve Hakikat Partisi, Hakkı temsil eden bir parti. Hak’tan sırtını dönen siyaset Hak’tan medet umamaz. Hak nerede ise halk oradadır. Biz zuhurata tabiyiz, insanlar akşam başka sabah başka oluyor, onun için şimdiden yarını kestirmek zor. Hadislerin ışığında baktığımızda kibar’ı kelamları doğruluyor. Hz. Mehdi öncesi bütün alametleri zuhur etti, Güneydoğu da Irak Kürt Bölgesinde Deccalın avaneleri sürüler halinde, mecliste, siyasette, basında, yargıda, orduda görmek mümkün. Orduda deccal in avaneleri; doğru dürüst, dinine, vatanına bağlı insanları ordudan atmakla görevlendi. Basın, siyaseti destekledi ve siyasi arenada rol aldı. Bu önemliydi, bölge halkını kazanmak ve Kürtleri temsil etmek suretiyle bölgesel sempati kazandırıldı. Ak Parti sayesinde şimdi kimlik kazanmak istediler. Asıl Kürt açılımı bu!

Hükümeti çark ettiren; halkın tepkisi, kışla ve bazı siyasetçiler, bazı basın organları. Çark eden hükümet ’’Demokratik Açılım’’ adı altında yola devam etmeye çalışıyor, bunların hepsi Beyhude. Asıl olan halktır, halk ne istiyor bence şuna bakmalı. 

Halk huzur ve barış istiyor, kendilerini temsil edecek, milli ve manevi değerlerine sahip çıkacak eşitliği sağlayacak adil devlet adamları istiyor. Mevcut siyasetin bunu sağlayamayacağını biliyor. Ehvenişer diye Ak Partiye oy veriyor.

Hak ve Hakikat Partisi bunun idraki içerisindedir. Onun içindir ki; 

Bozulan dünya düzeni içerisinde “Osmanlı Ruhu”nu yitiren, yerine gayri ahlaki devşirme bir anlayışı Hak diye kabul eden İttihat Terakki mozaiğinin işlemediğini, bütün işlerliğini kaybettiğini görmekteyiz.

Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devletidir. Adaletin olmadığı yerde hukuk işlemez. Devlet otoritesi gelenin rengine göre bilet keserse, renk farklılıkları ayrılmaya başlar ve renkler çatışmaya başlar. Bunu önleyemezsiniz. Üvey evlat muamelesini hiçbir kimse kabul edemez. Onun içindir ki bu devşirme yasaların bir an önce halkın yasasına dönüşerek, temel mozaiğine göre şekillenmeli ve yapılanmalıdır.

Hukukun temel ilkelerinde “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”. Ancak bugün kayıt şart aranmadan ittihat ve terakkinindir. Kayadan kaya kopar, pislikten pislik çıkar. Bunun temizlenmesi için yeni bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. Mevcut siyasetin bu Ruhu ortaya koyacağına inanmadığımız için,

Hak ve Hakikat Partisini kurduk.

Partimizin ana hedefleri kısaca şunlardır:

1-Adalet mülkün temelidir. Adaletsiz mülk ayakta duramaz.

2-Dinsiz bir millet olamaz. Türkiye Cumhuriyeti Dini İslam olmalıdır.

3-Din dil ırk mezhep renk farkı gözetmeden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını eş değerde görmeli ve adil olmalıdır.

4-Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası halkın kültür yapısına göre yeniden şekillendirilmelidir.

5-Milli Eğitim müfredatı değiştirilerek, eğitici ve öğretici yöntemlerle temiz toplum yetiştirilmeli. Temiz toplum ancak milli eğitimden meydana gelir.

6-Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin iradesine herkes saygı göstermeli. Milletin üzerinde bir siyasi irade kabul edilemez.

7-Bütün kurumlar yeniden yapılanmalı, asayiş sağlanmalıdır.

8-Bölücü terör örgütü muhakkak yok edilmeli, bunun için evvela bataklıklar kurutulmalı, kaynakları kesilmeli, idam yasası geri gelmeli, kanunlar caydırıcı olmalı, dağa çıkmanın önü kesilmelidir.

9-Bu milletin ahlak sorunu var. Bu ahlaksızlığa son verilmeli, türlü menfuşat önlenmelidir. Kadın ticareti yasaklanmalıdır.

10-Türkiye Cumhuriyeti bağımsız olarak Osmanlı Ruhu taşımalıdır.


Yorumlar - Yorum Yaz